15 Eki 2009

NİHAYET ARILIĞA GİTTİM

Uzun süreden bu yana avrupa yakasında olmamdan dolayı asımın arılığında bulunan 3 adet kovanımın bakımını yapamamıştım gerçi asım kardeşim soğolsun gerekli ilgiyi kendi arılarına bakarken onlarada gösteriyor. Bu gün hem arılarımın son durumunu görmek gerekirse arıyı sıkıştırmak ve kışa girmeden bakım yapmak üzere arılığa gitmeye karar verdim,

giderken taşdelende bulunan ve aynı zamanda tornacılık yapan aynı iş yerinden emekli olduğum dostum Nazmi APAYDIN Abimede uğrayacaktım telefon ettiğimde kendisininde ümraniyede bir işi için yakınımda olduğunu öğrendim ve işini hallettikten sonra beraber asımıda alarak arılığa gittik.

asım kardeşim, arılığında kullanmak üzere siyasi bir partinin seçimlerde kullandığı işi bittiği için atılmak üzere olan pankartları almış onlarıda arılğıa götürdük.
bir türlü akıntısını kesemediğim dediği bölmenin üzerine bir kısmını serdik ve önce benim arıları sonra kendisinin takip edilmesi gereken arılarına baktık.
Bu arada nazmi abiyede bir maske vererek arcılığa ısındırmaya çalıştık.






nrazmi abi her ne kadar maskeli olsada yine temkinli,

Asımla biz arılara bakıyoruz,
bir yandanda;
kendisine Ana arı, işçi arı, erkek arı, arı sıkıştırma gibi arıcılakla illgili temel bilgiler verdik,


arı zararlıların başlıcası olan varroa ilgili billgi verdikten sonra, eeee artık senide arıcı yapalım dedim ve benim üç kovanımdan biri senin seç dedim ama pek oralı olmadı gibi, ama genede Allah'tan umut kesilmez .::)))

kendisi küçükken kara kovanının olduğunu söyleyince asımın kütüğü açtık içini gösterdik. kütük en son gördüğümden bu yana biraz petek örkmüş ama hiç arı gözükmüyor oğulmu çıkmış ne.:))))







ve finalde nazmi abinin eline arılı bir çıta vererek resim çekelim dedik ama nedense zorla yaptırılmış bir işlemmiş gibi isteksiz duruyor,
sen ne dersen de Nazmi abi Türkiye arıcılığına İnşallah hayırlı hizmetler yapacaksın yakında onunla ilgili haberleri okursunuz herhalde.:)))




asıım evininin yakınında bulunan marongoza bıraktık. Orada gelecek sezonda kullanmak üzere ana kutularına çıta yapıyor, yarım kalan işin devam etmesi için vedalaşarak ayrıldık.








30 Eyl 2009

YİNE BİZE YOLLAR DÜŞTÜ

Evet dostlar uzun süreden bu yana bloğumu güncelliyemedim bu biraz Ramazan ayının girmesi dolayısı ile manevi atmosfere ağırlık vermemiz ve yine ağırlıklı olarak fatih balatta'ki evimizde kalmamız ve internetimizin ollmamasından kaynaklanıyordu. Neyse ramazan ayımız ve Ramazan bayramımız geride kaldı bu vesile ile geçte olsa bayramımızı kutlarım.



bu bayramda yine bir vesile oldu ve yine bayrama memleketime gitme fırsatı buldum, Arefe günü gittiğimiz memleketimde hava iyi idi ve bende hemen arılarımı kontrol ettim











hava iyi ve arılar uçuştaydı giderken bu düzende bıraktığım arılarımı kışa hazırklamak için kovan aralarını daralttım ve arı sarmamış çıtaları alarak biraz daha sıkıştırdım

Bir numara kovanım 5 çıta ve dikkatimi çeken bir şey gidarken bal stoğunu yetersiz görüyordum ve birer kg kek koyadak gitmiştim bazı kovanlarım keki tamamen bitirmişler bazıları ise yarıya kdar gelen ve neredeyse hiç alınmamış kekler var ama güzel olan şu ki bir kovanım hariç diğerlerinin bal stokları yeterli seviyeye çıkmış,




3 numara 6 çıta bal stoğu iyi,


4 numara 4 çıta baly durumu iyi,




bir tane fire veren ikilyi kovanım R-10 taraftaki bölme anasız kalmış ve az arıszı vardı yine tahminim peteklerim yenmesinden yağma olmuş sanırım, bende birleştirdim bu ikili kovanların güzel tarafı bu birleştirmek istediğinizde ortadaki bölme tahtası elek telli olduğundan alıyorsunuz ve işlem tamam bende öyle yaptım,





ve boş taraflarını gazete kağıdı ile izolasyon yapıyorum,





6 numaralı kovan 6 çıta bal durumu gayet iyi,






evet yine ikili kovanımın bir tarafındaki R-5 numaralı kolonim arısı ve balı az zaten keki hiç almamış şiraz şurupladım gelene kadar ama onu bile zor alıyordu bende iki kg kadar koyu şerbet yapıp boş kabarmış peteğin gözlerine doldurup verdim işallah alarak sotğu tamamlarlar diğer taraftaki kolonu iyi durumda,
















8 numaralı kollonim en çok merek ettiğim kolonimdi çünkü bu yaz beslyeyici olarak kullanıp ana ürettiğim kolonimdi tam geleceğim gün anayı elimde boyayıp vermiştim saldığımda hemen ananın etrafını çevirdiler bende herhalde boyayı temizliyecekler zannederken birden tepesine binmeyi başladılar ve ana aşağı düştü alanı kadar ana bayılmıştı bende kafese koyup verdim fakat canlanma emaresi göstersede akşam kafese baktığımda cansız yatıyordu bir gün sonra ayrılırken kontrol ettiğimde ana memeleri yapmaya başlamışlardı fakat yinede çifleşir gelirmi diye merak ettiğimden bu gidişimde haman ortada bulunan çıtalardan bir tanesi çektim Allaha şükür yumurtaları görünce rahatladım,


Bunlardan hariç saldirgan 5 nolu kolonim ve yine ikili kovanım var onlarında genel durumu ve bal stokları iyi,



bu sene petek kurdurndan kurtulmuk için kabarmış petekleri çatı arasında değilde bahçede ballıkların içzinde saklamıyı düşündüm ve bir tane daha önce bir tanede bu gidişimde olmak üzere kükürt yakttım bakalım etkili olacakmı,









ve gelirkken arılarımı içten ve dıştan kovanları biraz daha sıkıştırıp üzerlerinide muşamba örttüm ve ben üzerime düşeni yaptığımı düşünerek Allah'a emanet ederek döndüm.









SARAY TERBİYESİ ALMIŞ SON OSMANLI ŞEHZADESİ'NE SON GÖREV




Siz tarihinizi ne kadar inkar ederseniz ediniz gerçekler sizi ve geçmişinizi bırakmaz. Tarihimizi ve osmanlıyı platonik bir sevgiyle sevmiyorum ama günahları ve sevapları ile hatalarıyla yaptıkları iyi şeylerle bizim geçmişimiz ve ecdadımız onları saygıyla anıyorum.
ve inanıyorumki tarihimiz yeniden bilimsel gerçeklere dayanarak yeniden yazılmalı zira tarihimizde Tarihçi Mustafa Müftüoğlu'nun deyimiyle (kendisini rahmetle anıyorum) o kadar çok cüceleştirilen devler ve devleştirilen cüceler vardırki bunu ancak biraz araştırma yapınca anlıyorsunuz neyseki artık okullarımızda Gazi Mustafa Kamal ATATÜRK Paşamızın sisli bir gecede (Boğaz çıkışında işgal kuvvetlerinin 40 mil giden hucumbotları ve zamanın en gelişmiş radar sistemleri olduğu halde)bandırma vapuru ile boğazı nasıl geçip samsuna çıktığını yazmıyorlar.

konunun hasasaiyetinden dolayı ve yalnış anlaşılacağımdanda çekinerek derimki zamanımızın değerli tarihçilerinden Sayın İlber ORTAY'lı ve sayın Murat BARDAKÇI'yı kitapları ve en açzndan TV. programları takip edilmeli diye düşünüyorum.


Saray terbiyesi almış hanedana mensup son Osmanlı şehzadesi Osman Ertuğrul efendinin vefatını öğrendiğimde bu cenazeye katılmamın gerektigini bunu üzerimde tarihten gelen bir hak olduğu düşüncesiyle öğle namazı sultanahmet camiine gittim benim gibi düşünenler çoğunlukta olmalı ki onbinlerin iştirak ettiği bir cemaatle tekbirler eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı Allah Rahmet etsin

tabutun yakınına kadar gidebilme şansı bulmama rağmen izdihamdan biraz taşıma fırsatı bulamadım.






ve dedelerinin yattığı cağaloğlundaki hazireye defnedildi.











MEMLEKETİMDE BAYRAM





Memlekitimde bayramlar bayram namazından sonra evlerde yapılarak hava iyi ise cami avlusuna yağışlı ise köy odasına gözleme getirilerek hep beraber yenilmesi ile başlar birince günü yakınımızdaki köye, bayramın ikinci gönü bizim köyümüzde ve üçüncü günü yine yine başka komşu köye gidilerek etli pilav yenilmesi ile devam eder,



















(YEŞİL ) BURSA ZİYARETİ







Daha önceleri bir çok kez ziyaret ettiğim Bursa kentimize bir işimizden dolayı gittik tabi bu aradar vaktimizin az olması dolayısı ile ziyaret yerlerinin en önemlilerinden olan Ulu cami, yeşil türbe ve emir sultan hazrektlerini ziyaret etmeden olmazdı bizde öyle yaptık





ULU CAMİ'İ








Ulu cami'nin kıble kapısından içeriye girdiğinizde ortada bulunan şadırvanından yükselen su şırıltısı sizi karşılar bu o kadar ruhu dinlendiren bir sestirki sanki su orada bir başka ses çıkırır,







Fakat tuhafıma gidin bu şadırvanmda daha önceki gelişlerimde abdest alabiliyorduk şimdilerde burada abdest almayı yasaklamışlar.





mihrap ayır bir güzel son ziyaretimden bu yana restore edilmiş,







Minber ayrı bir güzel,






Kürsüdeki mermer işçiliği görülmeğe değer,






Yeşily türbe (Çelebi Mehmet )






















Yeşil Camii,













Emir sultan camii ve türbesi,






Emird sultan türbesinin içi,





cami avlusundan içeriye girince içinizi bir ferahlik kaplıyor,



Osmanlının su medeniyeti burada kendini iyice hissettiriyor
caminin içi,




caminin içindeki ahşaptan yapılmış balkon çok güzel, sanki bir gerdanlık gibi duruyor


kısaca bursa ayrı bir güzel bir iki saatimizi ancak ayırabildiğimiz ziyaret yerleri için bu süre çok kısa bursayı bir günde bile ancak gezebilirsiniz çünkü o kadar çok tarihi yerler var ki bir dahaki sefere inşallah daha çok vakit ayırmak dileği ile Bursadan ayrılıyoruz.

23 Ağu 2009

EVE DÖNÜŞ VE ADDA GİDENLER

Değerli arı dostları takribi bir buçuk ayı aşkın bulunduğum memleketimden Allah'ın izniyle bu gün döndüm. Tabi bu zaman zarfında internetimiz olmadığından bloğumuzuda güncelleme imkanımız sınırlı oldu. Her ne kadar köyümüzün hocasının kablosuz internetinden bir kaç seferde olsa internete girsekte taşıma suyla pek değirmen dönmeyeceği için, haber yapma imkanı bulamadım ve hal böyle oluncada pek resimleme ihtiyacıda hissetmedim

Şu bir gerçekki memleketimiz ne kadar güzel olursa olsun yinede İstanbul bütün meşakkatlerine, trafiğine metropol olmasının olumsuzluklarına rağmen bir başka güzel. Hani şimdi ismini hatırlayamadığım bir yazara Ankaradayken sormuşlar." Üstad Ankaranın neresi güzel " diye oda cevap vermiş "İstanbula dönmesi" diye ya işte öyle bir şey.

ama tabi benim gibi olanlar ebeveyinleri memlekette olunca iki taraftanda vazgeçemiyorlar.

Daha önceki yaptığım haberlerimden başka olarak söyleyebileceğim bu sene 4 adet kolonim kovanlarını terk ederek adda gittiler bunlarndan bir tanesi sepete aldığım bir koloni idi . diğer üç tenesi ise ana verdiğim ruşette olan iki çıtalık kolonilerdi,
aynı zamanda altı tane çiftleştirme kutusundada terk olayları yaşandı,

benim incelediğim kadarı ile sebebleri şunlar olabilir

- Kolonilerin bal sağımı yapıldığı için strese girerek zayıf kovanlara saldırdılar,

- Eşek arılarının özellikle kutulara saldırmaları sonucu terk olayları yaşandı,

-özellikle sepette dışını izole ettiğim saten alçının kokusu ve ısı yalıtımının iyi olmaması sonucu içeride ısının yüksek olması,

- sebebini anlayamadrığım etkenler,


dolaylısı ile 17 kolonimde şu anda elimde 12 ve altı çiftleştirme kutusundanda bir tane kaldı kolonileriminüç tanesi haricinde hepsini 2009 Carniyol yaptım iki tanesi kafkas bir tanesi ise zannedersen italyan ırkı çünkü 5 numaralı kovanımda olan bu koloni o kadar saldırganki daha kapağı açar açmaz sanki mevzideki askerlerin taarruza kalkması gibi saldırıyorlar üzerlerine şerbet püskürtmeme rağmen pek etki etmiyor fakat yavru atmasıda gayet güzel anasını bulamadığım için değiştiremedim diğer iki tkane kafkas koloniyi ise elimde kafkas ırkı kalsın diye bıraktım.





aşağıda sepette akşam namazından sonra şerbet vermek için sepetin yanına gittiğimde karşılaştığım manzaraydı. dumanla falan arıları içeriye aldım fakat ertesi günü yine aynı durum olunca bu sefer arıları ruşete alayım dedim ama bir gün s onra bir baktımki ruşet bomboş kovanı ter ederek adda gitmişler.



gelmeme yakın arıları biraz şerbet ve kekle besledim istanbuldan getirdiğim 20 kg pudra şekeri ile yakyaşık 10 kg şekeri koyu bal kıvamında invert şurup ve birbuçuk kg da bal katarak kek yaptım ve gelirken kovanların üzerine kek ve flumetrin içeren şeritlerle birlikte koyarak istanbula döndüm. Fakat yinede bazı kovanlarda bal durumu tam istadiğim seviyeye ulaşmadı
inşallah kışa kadar kendilerini toparlarlar,
















arılarımın son durumu böyle, üç kovan ikili olmak üzere altı tanede normal kovanda olmak üzere 12 kolonimin arılarınıda sıkıştırarak istanbula döndüm