23 Ağu 2009

EVE DÖNÜŞ VE ADDA GİDENLER

Değerli arı dostları takribi bir buçuk ayı aşkın bulunduğum memleketimden Allah'ın izniyle bu gün döndüm. Tabi bu zaman zarfında internetimiz olmadığından bloğumuzuda güncelleme imkanımız sınırlı oldu. Her ne kadar köyümüzün hocasının kablosuz internetinden bir kaç seferde olsa internete girsekte taşıma suyla pek değirmen dönmeyeceği için, haber yapma imkanı bulamadım ve hal böyle oluncada pek resimleme ihtiyacıda hissetmedim

Şu bir gerçekki memleketimiz ne kadar güzel olursa olsun yinede İstanbul bütün meşakkatlerine, trafiğine metropol olmasının olumsuzluklarına rağmen bir başka güzel. Hani şimdi ismini hatırlayamadığım bir yazara Ankaradayken sormuşlar." Üstad Ankaranın neresi güzel " diye oda cevap vermiş "İstanbula dönmesi" diye ya işte öyle bir şey.

ama tabi benim gibi olanlar ebeveyinleri memlekette olunca iki taraftanda vazgeçemiyorlar.

Daha önceki yaptığım haberlerimden başka olarak söyleyebileceğim bu sene 4 adet kolonim kovanlarını terk ederek adda gittiler bunlarndan bir tanesi sepete aldığım bir koloni idi . diğer üç tenesi ise ana verdiğim ruşette olan iki çıtalık kolonilerdi,
aynı zamanda altı tane çiftleştirme kutusundada terk olayları yaşandı,

benim incelediğim kadarı ile sebebleri şunlar olabilir

- Kolonilerin bal sağımı yapıldığı için strese girerek zayıf kovanlara saldırdılar,

- Eşek arılarının özellikle kutulara saldırmaları sonucu terk olayları yaşandı,

-özellikle sepette dışını izole ettiğim saten alçının kokusu ve ısı yalıtımının iyi olmaması sonucu içeride ısının yüksek olması,

- sebebini anlayamadrığım etkenler,


dolaylısı ile 17 kolonimde şu anda elimde 12 ve altı çiftleştirme kutusundanda bir tane kaldı kolonileriminüç tanesi haricinde hepsini 2009 Carniyol yaptım iki tanesi kafkas bir tanesi ise zannedersen italyan ırkı çünkü 5 numaralı kovanımda olan bu koloni o kadar saldırganki daha kapağı açar açmaz sanki mevzideki askerlerin taarruza kalkması gibi saldırıyorlar üzerlerine şerbet püskürtmeme rağmen pek etki etmiyor fakat yavru atmasıda gayet güzel anasını bulamadığım için değiştiremedim diğer iki tkane kafkas koloniyi ise elimde kafkas ırkı kalsın diye bıraktım.





aşağıda sepette akşam namazından sonra şerbet vermek için sepetin yanına gittiğimde karşılaştığım manzaraydı. dumanla falan arıları içeriye aldım fakat ertesi günü yine aynı durum olunca bu sefer arıları ruşete alayım dedim ama bir gün s onra bir baktımki ruşet bomboş kovanı ter ederek adda gitmişler.



gelmeme yakın arıları biraz şerbet ve kekle besledim istanbuldan getirdiğim 20 kg pudra şekeri ile yakyaşık 10 kg şekeri koyu bal kıvamında invert şurup ve birbuçuk kg da bal katarak kek yaptım ve gelirken kovanların üzerine kek ve flumetrin içeren şeritlerle birlikte koyarak istanbula döndüm. Fakat yinede bazı kovanlarda bal durumu tam istadiğim seviyeye ulaşmadı
inşallah kışa kadar kendilerini toparlarlar,
















arılarımın son durumu böyle, üç kovan ikili olmak üzere altı tanede normal kovanda olmak üzere 12 kolonimin arılarınıda sıkıştırarak istanbula döndüm


5 yorum:

ALİ TÜRK dedi ki...

Zafer abi memleket bazılarına göre doydugun yerdir. Bana görede hem doğdugun yer hemde doydugun yer.
İnşallah bu bayramda benimde niyetim var köyüme gidip bir dolaşmak istiyorum.

Arıların terkleri zamansız yapılan işlerden kaynaklaınyor. Sepetin içine iyice surup püskürtseydin içini böyle saracaktı. Küçüklerin terkleri ise tacizlerden ve açlıktan olur. Bir kovanı defalarca her gün aç kapa çeker gider. Kovan içinde belli bir ısı durumu var bunu sürekli sen gider bozarsan sonuçlarına katlanacaksın. İtalyan arısı saldırgan bir arı degildir onuda belirteyim. Her şeyin sonunda hayırlısı, bunada şükür iki senede nerden nereye geldin, bunuda düşüneceksin.

Palamut tuttunmu ondan haber ver::))

d.m.t dedi ki...

Evinize hoş gelmişsiniz:)
İstanbul güzel gerçekten! Ama bana İstanbul’ mu; evin mi dersen “evim” derim! Tabii sizin eviniz İstanbul da o başka mesele:)

Neden arıları kaçırdınız bakalım! Yapılan hizmeti beğenmediler mi; yoksa?
Sepet kovan geceleri dışarımı çıkıyordu; çıksın ne olacak!
Siz benim bir-iki kovanı görseniz korkardınız! Kovanlar katlı olmasına rağmen gece boyu dışarıda duruyorlardı. Hava sıcak; nüfus kalabalık, nektar yok; havalandırma yetersiz dışarı çıkmasın ne yapsın?
Hava serinleyince bir güzel içeri giriyorlardı. Şimdi ise katları aldım ama dışarı çıkmıyorlar; nüfusları azaldı da ondan!

Neyse tecrübe tecrübedir! Parayla satın alınamaz değil mi?
Selamlar; iyi ramazanlar, yeniden hoş geldiniz!

bornovalı arı hastası dedi ki...

merabalar zafer bey italyan ırkı arılar hiç saldırgan degillerdir ben körük ve maske kullanmadan kovanın bütün çıtalarını tektek kontrol ediyorum yerli ırk arılarıma aynı şekilde yaklaşamıyorum kafkas arılarımda saldırgan degiller arı bala çalışmadıgı zamanlar ve gölgede ise saldırgan oluyor

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

Sayın bakanım,
evet insan memleketini ihmal etmemeli memlketinizden izlenimlerinizi bekliyoruz.
benim ruşetlerdeki terkler kesin yağma girişimlerinden kaynaklandı.
saldırgan arıya gelince çok propolis yapıyor örtü ile çıta aralarını ha bire dolduruyor aklımda italyan arısının çok propolis yaptığı gibi bir bilgi kaldığı için tahminen italyan arısı olabilir dedim. ne olursa olsun onun bir an önce icabına bakmam lazım anasını bulamadım.çünkü arama sırasında bütün arılar dışarıda olduğu gibi köylüyüde taciz etmeye başlıyorlardı.
Palamut daha yeni çıkıyordu ama yiyecek balık aldık.

demet hanım hoş bulduk,
ben istanbulu evden ziyade tarihi dokusunu seviyorum. Bu kentte insanın aradığı her şeyi bulabilir.
boğaz köprüsünden geçerken, Galatadan eminönüne geçerken karşında topkapı sarayı, yeni cami, süleymaniye fatih istanbulun sülyeti, eyüp, piyerloti sahabesi,türbeleri ile bir başka güzel dedim ya insan maddi ve manevi gözüyle baktığı zaman ilgisini çeken her şeyi bulubileceği bir şehir onun için yabancı bir düşünür eğer dünyü bir şehir olsaydı başkenti istanbul olurdu demiş.
arılarıma gelince sepet kunusundaki görüşleriniz doğru olabilir ama benim her zamanki aceleciliğim ve panikle birleşince müdahele ihtiyacı hissettim herhalde onlarda bu kadar taşınmayı sevmemiş olacaklarki bırakıp gittiler.

bornovalı arkadaşım verdiğiniz bilgilere teşekkür ederim. Bende arılarımın analarını sakin ırk denilen carniyol ile değiştirdim umarım bizede maskesiz körüksüz kovan açma nasip olur.

Tüm arkadaşlara saygı ve selamlarla ramazanımızı kutlarım

PINARHİSARLI ARICI dedi ki...

Zafer bey memleket özlemi giderilince yaşanılan alışkanlıklar ve yaşamın monotonlugu özlenir olmuş sizde istanbulu bu gözle özlemişsiniz tatili degerlendirmenin mutlulugunu arılar bir parca bozsada siz gelmişsiniz allahın izniyle bir yol bulunur o saldırgan arı italyan olma şansı yok çünkü italyan arısı sakin ve saf olur bu arı kıbrıs cinsi olsa gerek genlerden türemiş bir arı herhal ama çok bal yapan bir arıdır birde senin diger arıların yagmasından dolayı saldırgan olma durumu var olabilir, genede anası degişince yumuşar arıcılık güzel ugraş olumsuzluklar olmasa tabi kolaygelsin
Allahın selamı üstüne olsun