17 Şub 2010

BUDA BENİM OKSALİK BUHARLAŞTIMA ALETİM

Selamlar arıcı dostlarım.;
son zamanlarda yurt dışından gelen oksalik asit buharlaştırma aleti bizim kovanlarımıza pek uygun olmadığı görüldü.
bunun üzerine bloglarda bir çok arkadaşımız buharlaştırma aleti geliştirdiler.
Fakat ben daha konbine bir alet olmalı diye düşündüğümden, bu alet fazlada yer kaplamamalı, Borusu deforme olmadan katlanabilmeli, ısıtıcısı kendi üzerinde olmalı ve dumanın da daha iyi gitmesi için pompa sistemi olmalıydı..
Bu düşüncemi edirne gezisinde pınarhisarda muhtarın kahvesinde Ali Türk ve diğer arkadaşlarımla paylaştım.

bir vesile ile gittiğim hurdacıdan borusu üzerinde doğalgaz filitresi gördüm ve bu iş için kullanılabileceğini düşünerek onu ve bir tanede yedek boru aldım. Fakat ısıtıcı olrak kullanacağım kamp tipi LPG ile çalışan mini tüpü ümraniyede bulamadım. Dün gittiğim eminönünden onuda temin ettim.
malzemeler hazırdı ve bu gün montaja başladım filitrenin deliklerinin iz düşümünden ocağın üstünü delerek uzun cıvatayla üzerine sabitledim.sap kısmını ise pvc su burusundan yaptım ve pvc plastik boruyu ocaktan biraz uzaklaştırmak için iki nipel bir manşon kullanarak tutma yerini yaptım ve bakır boruyuda ısıtarak dirsekten içeriye monte ettim ve işlem tamam. Gerçi sorun olabilecek bir kaç şey var ama Fatihe gitmem gerektiğinden gerisini sonra yapmak üzere bıraktım.
Eminim alet dahada geliştirilebilir ama benim ev ortamında bulabildiğim hazır malzemelerden banyo ve mutfakta bu kadar yapabildim.

Duman oluştuktan sonra pompalanabilir.Pompa bulamayanlar İstenirse boruya ince hortum bağlanarak içine çekmemek şartıyla üflenebilir.


bir diğer aparat yine dogalgaz bağlantı borusu ve üzerine 3/4 sarı cek valfin çalparasını sökerek yapılabilir.ve pürmüzle ısıtılabilir..

aletin üzerine istenirse başka boru eklenerek uzatılabilir. Borunun çapı 3/4 parmak istenirse daha dar 1/2 parmak
takılabilir tıkanma risk yok. Tabi uc kısmını kovan uçuş deliğine girecek şekilde ovalleştilmeli..





videosu
.

video

14 Şub 2010

EDİRNE ARICI DOSTLARI ZİYARET

Edirnedeki arıcı dostları ziyaret etmek için davet aldığımda aklımdan ya bu kış,yağmur yağış oralarda ne yapacağız kovan açamaz bir şey yapamayız diye aklımdan geçirmiyor değildim.

Ama hiç gitmek nasip olmayan bu şehride görmek hem oradaki arıcı arkadaşlarlada tanışmakta istiyordum.

oraları şu sıralar sel getiriyor ama olsun en azından raftingçi olamazakta kendimizi kurtaracak kadar yüzme biliyorduk.

13.02.2010 cumartesi saat 07.30 da yola çıktık. Muhteşem hocamız ve ali Türk 'le mecidiye köyde buluşup orada oturan sadri arkadaşımızıda alarak yoğun sağanak yağış altında yola çıktık.



yağmur silivriiye kadar devam etsede ondan sonra güneş açtı ve yol boyunca derelerin nasıl taşıp tarlaları su altında bıraktığını üzülerek gördük.










pınarhisar Muhtarın kahvesi



Değirmenköy sapağından vize yoluna girdik ve oradan trakyalı arıcı şenol'u alarak Pınarhisara geçtik .Aynı zamanda çay ocağıda olan pınarhisar Camikebir mah.Muhtarlığında Ali Osman Çalık ve oradaki diğer arkadaşlarla kısa bir ç ay molasından ve sohbetten sonra Bülent Kınalı' arkadaşımızı da alarak Edirneye 11.30 civarı ulaştık. Tam edirne girişinde benzinciye uğradikki Muhteşem doktorumuzun ekibi geldi ama kendisi yoktu hayırdır dedik.

Malesef doktorumuz kayınbiraderinin ölüm haberini almış ve kendisi ekibi bırakmak zorunda kalarak otobüsle geriye dönmek zorunda kalmıştı. (Allah rahmet eylesin.)

Biz biraz buruk ve moraller bozuk olarak programımıza devam etti

önce alişekerli abimize uğradık öğleden sonra biraz gezi ve arılık ziyareti sonrası dönüş yaptık.



Edirne







uzaktan selimiye camii tüm azameti ile görünüyor





Edirneye istanbul tarafından girişte selimiye camiinin minareleri İzdüşümünden dolayı iki tane görülmekte,






Tunca nehri üzerinden tarihi osmanlı köprüsünden geçiyoruz,


su debisi oldukça yüyksek.





Edirne belediye binası tarihi bir mekanda..



edinrne selimiye camii yakından tüm güzelliği ile,



edirne eski camii,



tarihi bir sur, ali abinin verdiği bilgiye göre yangın kulesi olarak kullanılıyormuş,



osmanlının camilerin yanına caminin masraflarını karşılamak üzere inşaa ettirdikleri çarşı ve arastalarla buradada karşılaşıyoruz.


toplu bir resim (gerçi daha karede olmayan çok kişi var.)




üç şerefeli camii.


gezimizden sonra oranın meşhur edirne ciğerini tatmak üzere meşhur ciğercisine gidiyoruz. Resmini yayınlamıyorum biliyorumki diğer arktkadaşlarımız zaten yayınlayacaktır.:))


oradan Ali şekerli abimizin arılığına kısa bir ziyaret bir kaç kovan açıp bakıyoruz. Ve yeni uygulamaya koyduğu altı tümüyle açık telli lkovanlarını inceliyoruz.




ali abinin sepet kovanlarını görüyoruz. Dedik bizde gelmişken bizde bir tane bulabilirmiyiz burada. Dedi şimdi zor ama bende boş sepetler var size vereyim yazın doldurursunuz. Sağ olsun ben ve meraki olan diğer arkadaşlara birer tane hediye etti.

son olarak akşama yakın kahvede kuru pasta ve çay eşliğinde sohbetten sonra yola çıktık.



sadri abimiz yeni tanıştık mecidtiye köyde oturuyor ve kablo imalatcısı.


Pınarhisarda Ali Osman abimizi ve Bülent kardeşimizi bırakarak Vizeye şenolü bırakmak üzere yola çıktık.


Şenol kardeşimiz küçük ama güzel oluşturduğu atölyesinde kendi ihtiyacı olan kovan ve ekipmanlarını yapıyor.


Yeni yaptığı altı tamamen telli kovan altlıklarını bizlere gösterdi. Bu altlıkları kullanan arkadaşların olumlu görüşlerini aldıktan sonra bende yeni yapacacağım altlıkları bu şekilde imal etmeye lkarar verdim.




Edirneden güzel dostluk ve izlenimlerle döndü
Bu gün tunca nehrinin toprak setlerinin yıkılıp bir çok evi sular altında bıraktığını ve meriç nehrinin bulguristan tarafından küçük araçlara kapatıldığı ve bizim gittiğimiz güzargah üzerinde bir çok derenin köprüyü aşarak yola çıktığını görünce iyiki dönmüşüz dedim..
herşeye rağamen güzel bir gezi oldu ....

7 Şub 2010

EL-NAHL'I KURTARMAK

Bir kaç gün önce arılığında iki adet kolenim olan Asım kardeşim telefon etti ve kötü haberi verdi
senin kovanlardan biri ana kaybetmiş. Ne yapalım belki bir ana buluruz dedim ama bu zamanda kimde ana bulunurki tek çare birleştirmek. Allaha'a şükür son zamanlarımda yoğun olan dünya işileride biraz hafiflledi. Dedim bir an önce birleştirmek lazım yoksa yalancıya kaçabilir, bu gün Asım'la akşamdan randevulaşmıştık fakat sabah baktım yağmur şağıyor asıma telefon ettim bizim buralarda yağmur yok ssen gel olsada fark etmez.

Eeeeee elin conisi Er- Raynı kurtarırda biz Allahın izniymle EL-NAHL'lı niye kurtarmayalım doğru arılığa ve yağmur altında asımla oparosyonu gerçekleştirdik.... İyikide orada yağmur yokmuş.:)))




kolonilerden biri ruşette olduğu için ana kaybeden normal kovandaki koloninin üzerine ballık koyup arasını gazete kağıdı ile kapatıp tavsiye üzerine koku vermeden analı koloniyi onun üzerine koyduk ve hemen kapattık.




bu resmi çekerken çıtada anayı gördük ama resimde ben göremedim bakalım siz bulabilecekmisiniz.:))









giderken baktım babam evde sıkılıyor eeee adam alışmış memlekette dağ tepe gezmeye. dedim sende gel... beraber gittik ve bizim asımla da arılığa gelen misafirlerinin poz verdikleri yerde resimledik.





5 Şub 2010

VARAN İKİ

Evet arıcı dostlarım bu gün ikinci torunum hayırlısı ile saat 18.00 civarında dünyaya geldi.

Mutluluklar paylaştıkça çoğalır,
Acılar paylaşıldıkça azalır...

değişine uygun olarak, bu mutluluğumuzu siz dostlarla paylaşmak ve tarihede bir not düşelim istedik.








evet olum Ali,

ya nezaman büyüdün, ne zaman askere gittin, Evlendin ve bir torunumuz oldu bende anlamadım.
Zaman ne çabukta geçiyor.............
.



Tüm tüm doslarımın çoçuklarını ve torunmlarını Caneb-ı HAK analı babalı büyütsün, , Vatana millete hayırlı birer evlat olmasını nasip etsin....