30 Eyl 2009

YİNE BİZE YOLLAR DÜŞTÜ

Evet dostlar uzun süreden bu yana bloğumu güncelliyemedim bu biraz Ramazan ayının girmesi dolayısı ile manevi atmosfere ağırlık vermemiz ve yine ağırlıklı olarak fatih balatta'ki evimizde kalmamız ve internetimizin ollmamasından kaynaklanıyordu. Neyse ramazan ayımız ve Ramazan bayramımız geride kaldı bu vesile ile geçte olsa bayramımızı kutlarım.



bu bayramda yine bir vesile oldu ve yine bayrama memleketime gitme fırsatı buldum, Arefe günü gittiğimiz memleketimde hava iyi idi ve bende hemen arılarımı kontrol ettim











hava iyi ve arılar uçuştaydı giderken bu düzende bıraktığım arılarımı kışa hazırklamak için kovan aralarını daralttım ve arı sarmamış çıtaları alarak biraz daha sıkıştırdım

Bir numara kovanım 5 çıta ve dikkatimi çeken bir şey gidarken bal stoğunu yetersiz görüyordum ve birer kg kek koyadak gitmiştim bazı kovanlarım keki tamamen bitirmişler bazıları ise yarıya kdar gelen ve neredeyse hiç alınmamış kekler var ama güzel olan şu ki bir kovanım hariç diğerlerinin bal stokları yeterli seviyeye çıkmış,




3 numara 6 çıta bal stoğu iyi,


4 numara 4 çıta baly durumu iyi,




bir tane fire veren ikilyi kovanım R-10 taraftaki bölme anasız kalmış ve az arıszı vardı yine tahminim peteklerim yenmesinden yağma olmuş sanırım, bende birleştirdim bu ikili kovanların güzel tarafı bu birleştirmek istediğinizde ortadaki bölme tahtası elek telli olduğundan alıyorsunuz ve işlem tamam bende öyle yaptım,





ve boş taraflarını gazete kağıdı ile izolasyon yapıyorum,





6 numaralı kovan 6 çıta bal durumu gayet iyi,






evet yine ikili kovanımın bir tarafındaki R-5 numaralı kolonim arısı ve balı az zaten keki hiç almamış şiraz şurupladım gelene kadar ama onu bile zor alıyordu bende iki kg kadar koyu şerbet yapıp boş kabarmış peteğin gözlerine doldurup verdim işallah alarak sotğu tamamlarlar diğer taraftaki kolonu iyi durumda,
















8 numaralı kollonim en çok merek ettiğim kolonimdi çünkü bu yaz beslyeyici olarak kullanıp ana ürettiğim kolonimdi tam geleceğim gün anayı elimde boyayıp vermiştim saldığımda hemen ananın etrafını çevirdiler bende herhalde boyayı temizliyecekler zannederken birden tepesine binmeyi başladılar ve ana aşağı düştü alanı kadar ana bayılmıştı bende kafese koyup verdim fakat canlanma emaresi göstersede akşam kafese baktığımda cansız yatıyordu bir gün sonra ayrılırken kontrol ettiğimde ana memeleri yapmaya başlamışlardı fakat yinede çifleşir gelirmi diye merak ettiğimden bu gidişimde haman ortada bulunan çıtalardan bir tanesi çektim Allaha şükür yumurtaları görünce rahatladım,


Bunlardan hariç saldirgan 5 nolu kolonim ve yine ikili kovanım var onlarında genel durumu ve bal stokları iyi,



bu sene petek kurdurndan kurtulmuk için kabarmış petekleri çatı arasında değilde bahçede ballıkların içzinde saklamıyı düşündüm ve bir tane daha önce bir tanede bu gidişimde olmak üzere kükürt yakttım bakalım etkili olacakmı,









ve gelirkken arılarımı içten ve dıştan kovanları biraz daha sıkıştırıp üzerlerinide muşamba örttüm ve ben üzerime düşeni yaptığımı düşünerek Allah'a emanet ederek döndüm.









SARAY TERBİYESİ ALMIŞ SON OSMANLI ŞEHZADESİ'NE SON GÖREV




Siz tarihinizi ne kadar inkar ederseniz ediniz gerçekler sizi ve geçmişinizi bırakmaz. Tarihimizi ve osmanlıyı platonik bir sevgiyle sevmiyorum ama günahları ve sevapları ile hatalarıyla yaptıkları iyi şeylerle bizim geçmişimiz ve ecdadımız onları saygıyla anıyorum.
ve inanıyorumki tarihimiz yeniden bilimsel gerçeklere dayanarak yeniden yazılmalı zira tarihimizde Tarihçi Mustafa Müftüoğlu'nun deyimiyle (kendisini rahmetle anıyorum) o kadar çok cüceleştirilen devler ve devleştirilen cüceler vardırki bunu ancak biraz araştırma yapınca anlıyorsunuz neyseki artık okullarımızda Gazi Mustafa Kamal ATATÜRK Paşamızın sisli bir gecede (Boğaz çıkışında işgal kuvvetlerinin 40 mil giden hucumbotları ve zamanın en gelişmiş radar sistemleri olduğu halde)bandırma vapuru ile boğazı nasıl geçip samsuna çıktığını yazmıyorlar.

konunun hasasaiyetinden dolayı ve yalnış anlaşılacağımdanda çekinerek derimki zamanımızın değerli tarihçilerinden Sayın İlber ORTAY'lı ve sayın Murat BARDAKÇI'yı kitapları ve en açzndan TV. programları takip edilmeli diye düşünüyorum.


Saray terbiyesi almış hanedana mensup son Osmanlı şehzadesi Osman Ertuğrul efendinin vefatını öğrendiğimde bu cenazeye katılmamın gerektigini bunu üzerimde tarihten gelen bir hak olduğu düşüncesiyle öğle namazı sultanahmet camiine gittim benim gibi düşünenler çoğunlukta olmalı ki onbinlerin iştirak ettiği bir cemaatle tekbirler eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı Allah Rahmet etsin

tabutun yakınına kadar gidebilme şansı bulmama rağmen izdihamdan biraz taşıma fırsatı bulamadım.






ve dedelerinin yattığı cağaloğlundaki hazireye defnedildi.











MEMLEKETİMDE BAYRAM





Memlekitimde bayramlar bayram namazından sonra evlerde yapılarak hava iyi ise cami avlusuna yağışlı ise köy odasına gözleme getirilerek hep beraber yenilmesi ile başlar birince günü yakınımızdaki köye, bayramın ikinci gönü bizim köyümüzde ve üçüncü günü yine yine başka komşu köye gidilerek etli pilav yenilmesi ile devam eder,



















(YEŞİL ) BURSA ZİYARETİ







Daha önceleri bir çok kez ziyaret ettiğim Bursa kentimize bir işimizden dolayı gittik tabi bu aradar vaktimizin az olması dolayısı ile ziyaret yerlerinin en önemlilerinden olan Ulu cami, yeşil türbe ve emir sultan hazrektlerini ziyaret etmeden olmazdı bizde öyle yaptık





ULU CAMİ'İ








Ulu cami'nin kıble kapısından içeriye girdiğinizde ortada bulunan şadırvanından yükselen su şırıltısı sizi karşılar bu o kadar ruhu dinlendiren bir sestirki sanki su orada bir başka ses çıkırır,







Fakat tuhafıma gidin bu şadırvanmda daha önceki gelişlerimde abdest alabiliyorduk şimdilerde burada abdest almayı yasaklamışlar.





mihrap ayır bir güzel son ziyaretimden bu yana restore edilmiş,







Minber ayrı bir güzel,






Kürsüdeki mermer işçiliği görülmeğe değer,






Yeşily türbe (Çelebi Mehmet )






















Yeşil Camii,













Emir sultan camii ve türbesi,






Emird sultan türbesinin içi,





cami avlusundan içeriye girince içinizi bir ferahlik kaplıyor,



Osmanlının su medeniyeti burada kendini iyice hissettiriyor
caminin içi,




caminin içindeki ahşaptan yapılmış balkon çok güzel, sanki bir gerdanlık gibi duruyor


kısaca bursa ayrı bir güzel bir iki saatimizi ancak ayırabildiğimiz ziyaret yerleri için bu süre çok kısa bursayı bir günde bile ancak gezebilirsiniz çünkü o kadar çok tarihi yerler var ki bir dahaki sefere inşallah daha çok vakit ayırmak dileği ile Bursadan ayrılıyoruz.

5 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Zafer abi herkesin düşüncesine saygı göstermek demokrasiye ve insan haklarına saygılı olmak demokratlığın gereğidir. Ben arıcılık bloğumda siyasi ve dünya görüşlerimi yazmamayı; benimle aynı şekilde düşünmeyenlere saygısızlık olacağı yada bu türden düşüncelerimi yazacağım ayrı bir blog açmam gerektiğini canı isteyeninde gidip orada okumasının uygun olacağını düşündüğüm için bu güne kadar yapmadım. Aksi halde arıcılık ile ilgili bir şeyler okumak isteyen birinin hiçde istemeyeceği şeyler okuması da kaçınılmaz olacaktı. Böyle düşünmeyip siyasi düşüncelerini bloğunda zaman zaman yazdığı yazı ve haberlerle aktaranları da aynı yönde düşünüyor olmama rağmen güncelleyenler listemden çıkarmısımdır.
"neyseki artık okullarımızda Gazi Mustafa Kamal ATATÜRK Paşamızın sisli bir gecede (Boğaz çıkışında işgal kuvvetlerinin 40 mil giden hucumbotları ve zamanın en gelişmiş radar sistemleri olduğu halde)bandırma vapuru ile boğazı nasıl geçip samsuna çıktığını yazmıyorlar".
şeklinde yazabiliyorsan şunu iyi bilesinki bunu Mustafa Kemal Atatürk e ve onun bize miras bıraktığı demokrasiye borçlusun. Eğer bu ülkede monarşi yönetimi bu gün sürseydi sen, ben ve başkaları neredeydi ne düşünüyorlardı hayal bile edemiyorum.İnsanların insan olarak boyutları yani dev yada cüce olup olmadıkları eserleriyle bellidir. Türkiye Cumhuriyeti ait olduğu coğrafyada petrol geliri ve başka bir örneği olmayan güçlü ve laik demokratik bir ülke olarak o mavi gözlü devin eseridir.
Bu yorumu da sana arıcılık ile ilgili çalışmalarını okuyacağımı düşünerek girdiğim bloğunda bu yazıları okumak zorunda kaldığım için yazıyorum.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Zafer abi.Kovanlarının durumu bana pek güçlü gibi gelmedi.Bu zamanda 5-6 çerceve arı az gibi.Şayet bölerek çoğaltma yapmadıysan.Kek almayan arınında mutlaka bir sorunu vardır diye düşünüyorum.Mesela yaşlı ana olabilir.Fakat senin durumunda da arılarını kışlatmak zor.Bence bu aradaki mesafeye bir çözüm bulmalısın.Mesela buralarda biryerde arılarını kışlatacak bir yer bulmalısın.Bu benim fikrim.

Bir de Muhteşem abinin yazısını okuyunca bir iki kelam etmek üzerimize vazife oldu diye düşünüyorum.

Bizler bu vatan için bir damla kanını akıtanlar için sevgi ve saygı duyuyoruz.Onlara minnettarız.Fakaaat ; birilerini hataları ve sevapları ile ortaya koyabiliyorsak,yeri geldiği zaman eleştirebiliyorsak,doğru yaptığımızı düşünüyorum.Bundan da kimsenin gocunmaması lazım.Bunu söylerken Atatürk'ü veya Osmanlı hanedanını baz almıyorum.Gerek Osmanlı padişahları,gerekse Atatürk hatalar yapmışlardır,fakat biz onlara bu topraklar için yaptıklarından dolayı sevgi,saygı ve muhabbet duyuyoruz.

Muhteşem abiye bir nokta da hak veriyorum.Bu bloglar arı üzerine olmalı.Yoksa biz bundan hepimiz zarar görürüz.Herkes benim gibi olmak zorunda değil.İsteseydi yaratan herkesi yusuf veya zafer yaratabilirdi.

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

sayınhocam selamlar,
saygılar sunuyorum,yorumunuzu okuyunca yazımı yeniden gözden geçirme ihtiyacı hissettim. Fakat sizin anladığınız manaya gelecek bir ifadem olmadığı kanaatindeyim.bir zatın dediği gibi"beni bir kişi anladı oda yalnış anladı"

Bloglarda siyasi içerikli yazı yazılmaması görüşünüze aynen katılıyorum. ve bende bu konuda hassasiyet göstermeye çalışıyorum. ancak arı konusu haricinde bloglarda bir çok yazı çıkmakta ve bu durumda sizin ali üstadımızla diyeloglarınız gibi, monotonluktan çıkıp daha ilgi çekici olmaktadır, ve bir çok adkadşımzda gündemdeki konular ile ilgili haber yapmakta bende bu çerçevede küçük bir not düştüm.Amacım bazı tarihi gerçeklerin çarpıtıldığını vurgulamak idi Belki bu durum Cumhuriyetimizin ilk kurulduğu yıllar normal karşılanabilir ama artık küçük marjinal guruplar haricinde Cumhuriyetimiz halkımızın kahir ekseriyeti tarafından benimsenmiş yerine oturmuştur Tarih bir milletin ortak geçmişidir ve gerçek tarihide öğrenmek hakkıdır sanıyorum. Eğer benim Cumhuriyetimiz ve ulu önder Atatürk ile bir sorunum olduğunu düşünüyorsanız üzülürüm. Sizin akademik ve entellektüel kişiliğinizin yanında benim ismim bile geçemez. Konu ile ilgili M.K.Atatürk nutuk sayfa 7 ve Fatih rıfkı Atay ankara1944 sayfa 22-23'de M.K paşanın nadoluya gizlice değil bizzat padişah tarafından gönderildiği sabittir. Niyetim tartışma açmak değil gerçek tarihimizin öğretilmesi arzusudar.arzu ederseniz rahatsız omduğnuz bölümleri çıkartabilirim, Fakat insanların kafasındaki soru işaretlerini yapacağız..? güncellenenler listesinden beni çıkarmanız tamamen sizin tasarrufunuzda olan bir durumdur.
amacım budur yoksa mavi gözlü dev ile bir sorunum yok .

-----

Yusuf kardeşim,
evet arılarım biraz zayıf ama benim her seneki halim be, arıcılığa ilk başladığım seneyi saymazsak 2007 4 kovanım firesiz 2008den 2009'a 7 adetten bir fire ile çıktım bu sene ise daha başta bir fire verdim ama işallah en az zayiatla kıştan çıkarım arıları istanbula taşıma konusuna gelince sen beni asımmı zannettin bir ana için deniz aşırı gidecek ben emekliyim be emekli.:))

ayrıca yazının son pagrafınada katılıyorum.

tüm dostlara selamlar.

BOZKIR KARTALI dedi ki...

Selamlar;Saray terbiyesi almış son osmanlıyı taşıyamadığın için çok üzüldüm. Keşke taşıyıp kulluk görevini huzur içinde yapsaydın.Allah kolaylık versin

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

Sayın bozkır kartalı selamlar;

kulluk yalnız allaha yapılır,
bizim yaptığımız dini ve insani bir görevdir.

saygılar sunarım.