9 Haz 2008

İNEBOLU SEYEHATİNDEN NOTLAR

31 mayısı 1 hazirana bağlayan gece ineboluya seyahahtimiz başladı giderken iki çekyat ve evde atıl duran ve memlekette kullanabileceğimiz ev eşyaları ile birlikte bahçemde bulunan iki adet kovan ve beş adet arılı 4 adette arısız kutularıda yanımda getiriyorum. Niyetim kovanları birleştirerek kestane balına yetiştirmek, kutulardanda ana arı üretmek

giderken gebzeyede uğrayıp bakanımız Ali Türk kardeşmden iki ana alıp damızlık olarak kullanmak niyetimdeyim;

saat 12.15 civarında gebzeye ulaştım ali kardeşime telefon ederek belediye önünde beklediğimi söyledim sağolsun arılıktan gelmesine ve yorgun olmasına rağmen o saatte gelerek ana arılarımızı aldık kendisine teşekkür ediyor Allah razı olsun diyorum. Ne yazıkki o hengamede fotoğraflamayı unuttum.















Memelekete sabah saat 9 civarı vardım ve getirdiğim kovanları birleştireceğim için müsait olan yere yan yana koydum,


Kestanelerde çicek açmış szon başlamıştı ve güzel bir kestane çiçeği kokusu her yerden hissediliyordu İnşallah tüm arıcı kardeşlerimiz iç in bereketli bir sezeon olur,
(bu resimler geleceğim günü sabah çekildi.)







ümraniyede aldığım oğul ve diğer arılı kutularıda boş olan yerlere koydum,





diğer üç kutuyuda yan tarafa koyarak havalanması için kapaklyarını açtım,





akşam oluncada getirdiğim iki kovanı ,







soldaki koloniyi yeni kovanın kuluçkalığına sağdakini ise ballığına koyarak o gece beklettim,








ertesi günü yine akşam üzeri sağdaki duran balllıktaki kononinin anasını ballı, kapalı yavrulu ve
yumurtalı çıtayı temel petekli bir çıta daha ilavesiyle yandaki ruşete aldım ve 3 nolu kovanı kuluçkalıkla ballıkğının arasına sineklik bezi gerip birazda oda parfümü sıkarak ertesi günü sabaha kadar beklettim,

sabah olunca aradaki sineklik teline aldım ve kahvaltıya oturduk. Kahvaltıdan s onra birleştirdiğim arılara bir bakayım dedim oda ne arılar birbirlerini kırmaya başlamışlar, demekki koku az gelmiş hemen ballığı alarak kuluçkalık ve ballığa bu sefer daha önce yapmam gerekeni yaparak ana kokusu sıktım (ana kokusu bitmesin diye oda sıpreyi kullanmıştım.) ve kovan önündeki ölmüş arıları süpürdüm daha sonra kontrol ettiğimde durumlar düzelmiş iki kolloni birleştirmesi bir avuç arı zayiatıyla sonuçlanmıştı,











sıra ali türk'ün verdiği analara gelmişti,


onlarıda 4 lü kutulardan benim boş olan strofor kutulara aldım,











çıtalar küçük geldiği için bir tarafına bakanımızdan öğrendiğimiz tel sokarak işi hallettik.,


kutular değiştiği ertesi günü kontrolde arıların öbek olduğunu farkettim. araladığımda arıların bakanımızın verdiği anaları sıkıştırdığını gördüm diğer kutudada durum aynıydı hemen anaları bir tanesini kafese birtanesinide kibrit kutusuna koyarak ali Türk'e telefon ettim oda uzun yol gitmeden olabileceğini anaları başka kutulara vermemi söyledi,








kutudaki ana pek iyi durumda değildi baygındı. diğer ana nisbeten iyiydi,






diğer anayıda başka kutuya verdim içine biraz kek ve aynı kutusundan iki üç arı bakıcı olması için koydum, onlarda anayı sıkıştırınca çıkarttım ve anıyı yalnız olarak verdim onuda bir gün sonra kekin içine yapışmış vaziyette buldum.









bunun üzerine anasız kalan iki kutuyu 7 nolu kutuda birleştirerek kendilerinin ana yapmasını bekliyeceğim, ve diğer taraftaki üç kutuyuda boşalan yere koydum
gelirken yaptığım son kontrollerde iki ruşet ve 4 adet katlık kovanlarda durumlar normaldi,


kutuların durumları ise 6-5 analı görüldü 7-1 ana memeli ve iki 3-2 anasız vaziyette oysa 2 noda ana vardı ve görmüştüm fakat herhalde çiftleşme uçuşundan dönemedi,


3 yorum:

muratakın dedi ki...

Sayın Zafer Bey:
Tamam yörükler ev eşyalarını taşırlar ama arı taşıyanını ilk defa duyuyorum.

Analar neden öldü?
Böldünüz hemen ana arıyı verdiniz,
3 - 4 saat bekleyip eski kovanın ana arı kokusunu uçumasını, anasızlık hissetmesini düşünmeliydiniz sanırım burada bir eksiklik var. yazıyı dikkatlice bir daha okumam gerek.

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

sayın hocam selamünaleyküm,

hocam minibüsün kahrını çekiyoruz memlekete giderkende evimizde kullanılabilecek durumdaki atıl eşyalarıda getirirken o biizim kahrımızı çeksin::)))

Hocam arı bölmedim getirdiğim iki kovandan bir tanesinin anasını iki çıtasıyla ruşete aldım ve diğer kalan çıtalarınıda diğer kovana kat verdim,
ölen analar ali Türk kardeşimden aldığım analardı.aynı çıtalarını benim kutuma aktardım ama sebebini bilemediğim bir şekilde analarını kestiler fark ettiğimde ise biraz geçti analar kendilerini toparlayamadılar.

Baki selamlar.

kalafatt dedi ki...

merhaba,

çok güzel bir blog tesadüfen blogunuza girdimm,ama bir önerim var lütfen knoularınız için etiket kullanın,neticede şimdi ilgimi çeken konulara göz atmak istesem tüm arşivinizi tıklamam gerekir :) ama etiketlerseniz her konuyu herkes ilgili oldugu konuda merak giderebilir
selamlar,sevgiler,
hiç ineboluya gelmek nasip olmadı en cokda görmek istediğim yerlerden biridir kastamonuda.
bende bozkurtluyum,
www.kalafatt.blogspot.com
bozkurt/yaşarlı/ sinan kalafat