28 Ağu 2008

SAHİL GEZİSİ

Değerli dostlar bu sezon temmuz, Ağustos ayındaki yaşadıklarımı sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.



Bu sene hedeflediğim bal hasadının 2/3 gerçekleşsede yinede Allah bereket versin diyorum. Bal sağımından sonra yaşadığım başarısız larva transferi canımızı sıkımıştı bende Gemiciler, Yakaören,Abana ve Bozkurt ilçelerimizi kapsayan, çocuklar , bacanağım, baldızım ve damadım olmak üzere bizim Münübüsle şöyle bir sahil turuna çıktık,



Uzakta görünen inebolu ilçemizi geçtikten sonra,





ineboludan çıkınca karadenizin kıvrımlı sahil yollarında ilerliyoruz







İlkolarak eski adı evrenye yeni adıyla gemiciler köyünden geçiyoruz. Burası gerçekten güzel köyden büyük ilçeden küçük nahiye diyebileceğimiz bir yer. Genelde İstanbulda ikamet eden ve memleketinden kopamayan iş adamlarımızın yazlık evlerinin bulunduğu bir yerleşim yeri,




ilerlemeye devam ediyoruz,







Yakaören (ilşi) 'de abanaya ilçemize bağlı nahiyemizdir,



Yakaören sakinlerinin genellikle denize girdikleri balıkçı barınağı



Yakaörenden sonra (ilişi) Abana ilçemiz gelmekte nufusu 2900 olmasına karşın yaz sezonunda bir hayli kalabalık bir ilçemizdir,




abana ilçemizde memleketimize özgü evlerin küçük bir makati yapılarak gezi parkında sergilenmekte,



parkta yöreye özgü el sanatları ve eski eşyalalaın bulunduğu stantlar kurulmuş, havanın sıcak olmasından dolayı biraz sakin fakat geceleri bayağı canlı olur,







eski bir gramofonla karşılaşıyorz ve biraz inceliyoruz,


Abananın şimdi korunmadığı için pek kalmayan eski evlerinden bir kaçı,



Hoş doğayla uyumlu güzel bir cami,



Abananın Merkezi ve bizim kafile görülüyor,

Buda benim torunum çıtır ya torun bu kadarmı sevimli olur....




Sahildeki parkı görünce dururmu,


doğru kaymaya,












Allahtan bacanağım Ahmet muhafızlık yapıyor










Cami ve sahilin görünüşü seyre değer,




Abana ilçemizi gezip bir restorantta yemeğimizide yedikten sonra belkide türkiyenin birbirine en yakın ilçesi olan 3 km uzaklıktaki Bozkurt ilçemize gidiyoruz.






iki ilçemiz arasında ana yol üzerinde bu vatan için can verenler anısına bir şehitlik bulunmakta bu vesile eile Tüm Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum,


Bozkurt ilçemiz küçük 4600 nufusl sevimli bir yer ve ismi ile müsemma olan halkı oldukça misafirperverdir,








oryıda gezdikten sonra yererel kıyafeti ile bir davulcu dikkatemizi çekiyor,

çıkışta hemen bu tabela ile karşılaşıyorsunuz,



Abana ilçemizde maketini gördüğümüz eve benzeyen gerçeği dikkatimizi çekiyor,





Giderken köpek olduğu için uğrayamadımız antikacıya dönüşte uğradık ,


resimleri sonra,

25 Ağu 2008

BALLIKLARIN ALIMI ve LARVA TRANSFERİ



Çıtaları süzüp arılara tekrar verip yalatma işleminden sonra 3 numaranın ilavesini yandaki ruşete arıları ile birlikte alıdım,













4 numaranında aynı şekilde ballığını ikili kovana kuluçkalığından yavrulu çıta alııp iki koloni oluşturulmak amacı ile alındı. kovan ana kovanın biraz uzağında olduğundan arılar tekrar kovanına geri dönmesi üzerine kalan arıları 5 nolu kutunun anası koku ile birleştirldi.






bu ikili kovanda R-5 tarafında anasızdı kontrolde ana memesi yapmış(İstanbuldan gelirken cerniyol ana vardı sonraki kontrollerde ana görülmedi ???...) R-6 tarafında ise Bakan


Ali Türk den alınan karniyol yumurtasından üreyen ana var fakat daha yumurta atmamış.
iki koloninin katları alımadı
5 nolu kutunun yeri boş



Bu gün ayrıca Varro mücdelesi için amitraz içeren Rulamit adlı ilac tütüsü şeklinde uygulandı ve öncesinde kutudaki üç ana senenin rengi olan kırmızı oje ile boyandı. Anaları tekrar kutulara verdiğimde skıştırdıklarını gördüm ve alıp kafese koyarak bir gece beklettikten sonra serbest bıraktım sorun çözüldü.( Herhalde oje kousu tam gitmediği için ana fonemen kokusunu tanımadılar.)







Ayrıca anasız olan bir ruşete vermek için larva transferi yapayım dedim ve değişik boylardakilarvalardan 8 adet teansfer yapıp verdim,


iki saat sonra kontrol ettiğimde maalesef başarısızdı hiç biri tutumadığı gibi birkaç tanesinin içinde larvada yoktu.

21 Ağu 2008

BUDA BENİM BAL SAĞIMIM

İneboluya ulaşınca;
Arıları yerleştirikten sonra bahçeyi gözlemlediğimde üzümler, armular, Kiviler, incirler olmaya başlamış









Benim kovanlarımdan çıkabilecek veya başka yerden gelebilecek oğul için bir ruşet ve modaya uyarak yağ tenekesinden yaptığım oğul tuzakları boştu. Benim Kovanlardan oğul çıkmamıştı ve köyümüzün benden başka tek arıcısı Eşref abide arılarını azalttığı için (Üç kovan arısı var) pek oğul gelmesi ihtimali yoktu ve en yakın arı kolonisi olan köylerde 1.5-2 km uzaktaydılar,





Bu ilk gurup daha önceki gelişimde kat atmak için bir koloniyi birleştirip anasını yandaki ruşete alıp kat verdiğim üç numaralı koloni ile birlikte , 4 adet katlı kovanlarım görülmekte.,






Bunlarda çiftleştiirme kutuları ve Arı bakanımız Ali türkten aldığımız içinde iki adet carniyol ana olan Ruşet olup bölmeli olarak getirdiğimkovan,








Benim gibi hafızası zayıf birinin kayıt tutuması önemli hatta bazet tututuğum kayıtlarda bile terddüt ettiğim oluyor sanki çok bir arı var gibi...







Benim arılar biraz hırçın bu sene değiştiremediğim anaları seneye nasip olursa muhakak değiştirmeliyim.
onun için sabah namazından sonra havalar biraz aydınlanınca kovanllaraki ballı çıtaları alma girişimim arıların havalanması sonunda iki günde yaptım birde çok olsaydı napardım bilmem ama bahçe köy içinde olduğu için tedbirli davranmalıydım.






Engüzel balı haziran başında istanbuldan getirip birleştirdiğim 3 numaralı kovandan aldım ondan 7 çıta diğerleri 4-5 çıta ve ruşetlerdende birer çıta olmak üzere 25 çıta bal süzdüm



en güzel balı olan çıtalarım herhalde hepsi böyle olsaydı en az 100 kg bal alırdım. Ama ilgilenmek çok önemli,





Bazı arkadaşlar sitelerinde astronot kıyafeti ile çıta tutuyorlar diyordu bende modaya uyarak maskesiz tutuyorum işte nolmuş.::::)))
Kendi imalatım olan bal süzme makinasını bu yıl boyayıp dişli aksamı ve kol taktım






Süzme işini yağmaya karşı tedbirli olmak amacıyla evin mutfağında yaptık ve birazda etrafı dağıttık,




Musluktan bal akmaya başlayınca gönüllerede mutluluk akıyor. İlk önce bakır süzgeçte süzdüğüm balı gözlerin kapanması üzerine,





direk olarak polikarbon kavanaozlara ince tel ızgara ile süzerek aldım,





Sonuçta 6 kg 5 kavanoz ve 5 adette konserve kavanozu olmak üzere tahminen 35-40 Kg arası bal sağımı yapmış oldum. Bu ilk hasadımı çocuklarım eş ve dostlarım arasında dağıtarak kendime bir kavanoz kalmış oldu darısı seneye inşallah Allah nasip ederse........

20 Ağu 2008

İNEBOLUYA GİDİŞ

18 Temmuz daha doğrusu saatin 01 olması dolayısı ile 19 temmuz diyebileceğimiz zamanda yola çıktık. Eskiden zevk veren yol özellikle gece olunca araba kullanmak pek cazip gelmediği için oğlumu ikna ederek bir günlüğüne onuda getirdim. Sabah olunca doğanın güzelliğini aracımız hareket hareket halindeyken görüntülemek istedim,













bu resimde şimdi kullanılmayan ve atıl bir vaziyette bekliyen bir zamanlar Küre ilçemizden bakır cevherini ineboluya sevk eden yaklaşık 30 KM.lik teleferik hattı görülüyor. (Şimdi cevher uzun yıllardan bu yana komyonlarla inanboluya sevk edilip gemilere yükleniyor)







ineboluya yaklaşınca safranbolu evlerini artmayacak güzellikteki evler görünmeye başladı,








daha önceki gelişlerimde çektiğim bu resimler ve inebolu evlerinin küçük bir maketi,


bunlarda inebolunun tipik eski evlerinden bazıları




Köye ulaşınca içinde iki adet karniyol ana olan ikili ruşeti ve çiftleştirme kututlarını yerlerine koyup uçuş deliklerini açtım,










diğer katlı kovanlarım sanki biz işi hallettik der gibi pek hareket görünmüyordu. Arılar mevcut balları yemeden sağıma başlamalıydım,




HOŞ GELİŞLER OLA

18 Temmuzda çıktığım memleket yolculuğuna yine bir 18 ağustos günü dönüş yaptık.
arıllarla buluşmak geçen sene bölünmüş katsız üç koloni ile girdiğim sezona bu sezon ruşet ve çiftleşştirme kutuları hariç dört adet katlı kovanla girmenin verdiği keyif ve benim ölçeğimde bir ilk olması dolayısı ile yeni deneyimler ve tecrübeyle döndüm. Memleketimde internet bağlantım olmadığı için haber yapamadım, İnşallah geçte olsa yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu duygularla hoş bulduk, sizleri özlemişiz.