30 Ağu 2008

ANTİKACI

Dönüşte, Abana Bozkurut yolu üzerindeki antikacıya uğradık. Dükkan sahibi doğu ve batı karadenizi zaman zaman turladığını artık köylünün elinde eski eşya pek kalmadığını söyledi. İçerisi çeşitlilik bakımından oldukça zengindi adeta eşyalar üst üste idi.eskiden kullanılan ve şimdi antika diyebileveğimiz eşyalarla sizleri başbaşa bırakıyorum.







Güğüm ve ibrikler,
Eski lambalı radyolar, En kötüsünü 100 ytl. çalışır durmdaki radyoları ise 500 ytl.ye satıyor benim bütçeye biraz tuzlu geldi ben o paraya LCD televizyodn alırım be;


Dükkan sahibi gömlekli olan beyefendi adını unuttum ama bayağı ketum bir satıcı dükkandaki en ufak eşya 50 YTL. satıyor





Barutluk,
bu obje zannedersem Gemilerde kullalnılan yelken makarası,




Eskinin adidas,nike,Pumaları ÇARIK'lar

Kahve,karabiber öğütmekte kullanılan el değirmeni,



ilginç bir tüfek,




Buda zannedersem torpil, içini boşaltıp şamandıra olarak kullanılmış;


En ilgimi çeken eşya üzerindeki yazılar osmanlıca ama buharlı değil ucuzdur sandım fiatını sorayım dedim keşke sormasaydım,


Eski bir ayaklı dikiş makinası kaidesi üzerinde ise el yıkama tası ve maşrapa görülüyor,
Bu bizim oralarda boyunduruk dediğimiz alet.Kullanılma yerine göre dar veya geniş olabiliyor tarla sürerken geniş harmanda düvende ise dar olanları kullanılıyor altta ise sabanı görülüyor. bu gün hala dağ köy lerinde kullanılmakta olan bu aletller bizim oralarda çoktan kayboldu çünkü ne ekecek arazi kaldı nede bu aletleri koşacak büyük baş (Sığır) hayvanlar.
Bunlarda Demirci ve kalaycıların kullandıkları körükler,













Bunlar da dokumu tezgahlarında kullanılan makaralar,

Antikacı dükkanının alt katında kalay yaptığı ve eski eşyaları tamir ettiği yer,

İp eğirmekte kullanılan çıkrık,











3 yorum:

ALİ TÜRK dedi ki...

Abi antikalrın çoğu hiç yabancı gelmedi.

Hele yün eğirme çıkrıkları hala kullanılır.Ben ilk okulagiderken haftada 5 lira para kazanırdım bir kilo yün eğirip.Yün eğirme işini genelde kadınlar yaparlardı.Sadece bir komşumuz bilirdi yün eğirdiğimi::))

Akşam misafirliğe gelirken uzaktan seslenirdi Alii benim diye yoksa ses duyuldumu hemen üzerimdeki konya donu denilen şalvarı çıkarıp normal oturuma geçerdim. Ne günlerdi::))

Şimdi çıkrığı görünce o günleri anımsadım.

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

Ali kardeşim,
küçük yaştan bu yana hayatın içinde ve mücadele içinde olman eminim sana insan ilişkileri konusunda bir tecrübe kazandırmıştır.
Bildiğim kadarı ile Belediyeye girmeden öncede bir takım ticari faaliyetler içinde bulundun başarılı olamasanda en büyük kazanımın hayatı ve insanları tanıman, benim gibi okulu bitirip kamu kuruluşunda işbaşı yapıp sabah işe akşam eve gelseydin bu tecrübeleri kaznamazdın.
Benim ilk ve son ticari tecrübem ilk okul yıllarımda
simit satmak ve kar olarak kalan bir simidide eve gelip kendim yemekten ibaret:::))))

chaniabee !!!! dedi ki...

have done a splendid job my friend! but is equally beautiful and antiques! to have a good and beautiful day!