28 Ara 2008

SÖZÜN BİTTİĞİ AN

Peygamber efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor;

Bir kötülük gördüğünüz zaman,

Onu,

- Elinizle,
- Dilinizle önlemeye çalışın.
- Onada gücünüz yetmiyorsa hiç olmazsa kalbinizle buğz (o kötüyüğe kalbinizle katılmayın lanetleyin) ediniz
ki işte bu imanın en zayıf derecesidir.


-İsrailin uyguladığı bu vahşet karşısında elimizden bir şey gelmemenin ezikliğini yaşıyor, Rasullah (SAV) dediği gibi imanın en zayıf derecesiyle lanetliyorum.

Veyl olsun bu vahşet karşısında yürekleri sızlamadan vahşeti filim gibi seyredenlere.
















































































10 yorum:

d.m.t dedi ki...

''Sizden biriniz bir yanlış gördüğünde onu elinizle düzeltin! Gücünüz yetmiyorsa, dilinizle düzeltin yine olmazsa o zaman kalben buğuz edin'' (hadis-i şerif)

Perişan, çaresiz Medet bekleyen birçok kardeşimiz var;
Elimizde güç ; dilimizde derman yok!
Tek tutar yerimiz “kalbimiz”; o zaman kalben buğuz edelim desem?
Yanlış…
Asıl en hasta yerimiz kalbimiz..!
Bize hayrı dokunmayan yüreğimizin kime hayrı dokunur acaba?
Biz önce kendimizi terbiye edelim; ancak başkalarına da bu şekilde faydamız dokunur!

Halil İbrahim KAVUN dedi ki...

Lanet olsun israel başkanı sadece dört gün önce gelip bizim başbakanla beş saat Ankara'da görüşüyor,arkasından bu insanlık suçu işleniyor Amerika,ingiliz vediğer arab ülkeleride dahil kınıyorlar lanet olsun içinizdeki şeytana,hani hayvanlara koruma cemmiyeti kurup bağıranlar nerde nerde insan hakları evrensel beyannamesi imzalayanlar inşallah bu akan kanlar sizi boğar siz kime anlatıyorsunuz yüce peygamberimizin o güzelim sözlerini istismarcı bunlar yazıklar olsun lanet olsun böyle insanlığa çocuk katillerine...

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

demet bacım,

bu orantısız savaşta çaresiz kalan bu insanlar ne olacak. Savaşında bir ahlakı olmalı?. Çoluk cocuk sivil halkı katledercesine yapılan bir savaşı kim yaparsa yapsın lanetliyorum. Bir gece eviniz basılmış en olmadık işkenceler yapılmış veya okula gönderddiğiniz çocuğunuz işe gönderdiğiniz kardeşininz veya eşiniz bir gün füzeyle vurulan okulun, işyerinin enkazı altında kalmış bizler o durum karşısında ne yaparız.??? biraz enpati lütfen
bu durum karşısında etkilenmeyen kalp zaten ölmüş demektir.
Bırkın kalben olsada bu zulme dur diyelim.


H.İbrahim kavun abi ,
duygularınıza katılmakla birlikte peygamber efendimizin (sav) hadisleri zaten onlar için değil bizim için referans olmalıdır.

muratakın dedi ki...

Sayın Zafer Bey:
Üzüntülere katılıyorum, katılmamak imkansız.

Bunlar neden oluyor onu düşündüm.

bunu Osmanlı 130 yıl önce görmüş sıkıntı içinde olmasına rağmen çok yüksek paralara bile yahudilere bir karış yer satmamış.
Ama o topraklarda yaşayan araplar sattılar.
Evet yanlızca toprakların %12 sine sahip olunca israil devleti kurulmuş.
Bizde kanunlar çıkarıp birinci sınıf tarım arazilerini yabancılara çoğuda israillilere hızla satılıyor bizlerde üzüntüyle bakıyoruz. sonucu ne olacak bizden sonraki kuşaklarda sıkıntıya düşermi acaba diyorum.
Arıcılık konusunda yazı yazmayı pek sevmiyorum. çünkü siyasi yorumlara yer açar diye çekiniyorum ve sevmiyorum. zatende anlamıyorum.
Saygılar.

muratakın dedi ki...

Pardon Arıcılık konusu dışında olacaktı eksik olmuş

d.m.t dedi ki...

Empati kurmaz olur muyum hiç!
Zulme uğrayan bu insanların Müslüman olmasını bile geçin; bunlar “insan” !!!
Hayvana bile bu zulüm yapılmaz!Yapmaya kimsenin hakkı yok.
Allah yardımcıları olsun; bizimde yardımcımız olsun!

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

sayın Murat hocam;

tabiki doğru söylüyorsunuz ama Ecdadımız Osmanlının elinde olan bu bölge birinci dünya savaşında
nasıl filistinin elimizden çıkıp ingilizlerin eline geçtiği ve israil devletinin kurulduğu 1948 yılına kadar bu devletin kurulması için nasıl gerekli koşulların oluşturulduğunu unutmamak lazım.

ayrıca bende burada siyasi bir yorum yapmak istemem zaten bu haberide siyasi mülahazalarla yapmış değilim tamaman insancıl ve en azından filistinin çığlığına bir nebzede olsa bende buradayım demek için yazılmıştır.

hani bilirsiniz mekkeye giden karıncanın hikayesini.

saygılarımla.

ALİ TÜRK dedi ki...

Dünya o kadar acayip bir duruma geldiki,hak hukuk bitti.Güçlü olan her ne yaparsa haklı çıkıyor.Bir avuç dediğimiz İsrail dunyayı yönetiyor.Mütiş bir sermayeleri var,paranın önündede kimse bir şey yapamıyor.

Mahsur kalan balinalara seferber olan batı nerede,batıda aynısını başka yerlerde yapıyor, tabiki paslaşa paslaşa gidiyorlar nereye kadar Allah bilir.

Geçenlerde bir meil paylaşmıştım hatırlasanız,arkasında bunlar var işte.Adam gelip paranı alıp birde böyle yapıyor işte.

Bir hadiste ben yazayım,bu hadisi aylarca arayarak bulmuştum bir radyo programında lazımdı.

Peygamberimiz diyorki "en büyük ikram alışveriştir".İmamı gazalinin ihyayı ulumiddin eserinin ticaret bölümünde bulmuştum.

Yabancılardan bir şey almayacakmıyız alacaz ama gereksiz okadar çok şeye para vererek onlara ikramda bulunuyoruz.

Sonuçta ikram ettiklerimizin asıl arkasaındakide İsrail.Bizim güneydoğuyuda da sorunlar oralardan kaynaklanıyor.Adamların meclislerinde gapın oldugu yerleri gösteren haritaları var.Buralar ilerde bizim olacak diyorlar.

Adamlar buralara her şeye hakim olarak geldiler anlayacagınız,Saddam koca devletti yok ettiler.Bu kıyımların yıllardır aynısı Irak'ta da var.

Bu konuyu açtığımız zaman olayın merkezindende uzaklaşıyoruz.
Bir hadisle daha bitireyim.Bir müslümanın başına gelene diğer bir müslüman kahrolmuyorsa,imanınızda sorun var anlamındaydı.Tam metni yazamadım ama buna çok yakın.Bizim durumumuz hiç iyi degil anlayacagınız.Allah bizleride affetsin.

taskın dedi ki...

görüntüler çok üzücü
bu olaylar olurken dünyadaki ülkelerden hiç ses çıkmaması
insanı şaşırtıyor
dünyayı israil yönetiyor
demişlerdide inanmamıştık
bu israile kim dur diyecek
birlik beraberlik zamanı

fatihli arıcı gürol dedi ki...

Dünya barışını sağlamak,sivil insanarın güven içinde yaşayabilmelerine imkan tanımak,adaleti,eşitliği ve kardeşliği tesis edebilmek için mutlaka yeni bir dünya,nın kurulması gerekiyor.
Bunun içinde küresel bir hesaplaşma şart
Zulme uğrayanların,hakkı yenenlerin kendilerine haksız savaş açılanların,çoluk çocukları acımasızca katledilenlerin,zalimlere karşı direnmeleri,kendilerine yapılan saldırılara dur demeleri lazım.
Bunu yapabilmenin en doğru yolda uluslar arası güçlü bir örgüt çatısı altında birleşerek tek yürek olmak zulme hep birlikte karşı çıkmaktır.