ikincisi ise sudur:;
onun içindirki eskiden insanlar bu ihtiyacnı gidermek için sık sık çeşme ,kaynak yerine, dere ve akarsulara giderler evlerine su getirirlerdi.
0 nedenle kimse bir yere çok sık gittiği zaman "ne o ya git gel su yoluna çevirdin " tabirini kullanırlar....
işte benim durumumda son zamanlarda biraz ona benzedi.
pazartesi günü yine memleketime gitmek durumunda kaldım. Allah'tan memleketemimin istanbula uzaklığı 640 km. öyle doğuda falan olsaydı demekki yanmıştık...:)
ama bu gidişim öyle zevkine ve gezmek için değildi.. Pazertesi günü saat 14.00 civarlarında
kayınbiraderimden telefon geldi annemde iki ayıdır devam eden ve tadaviye rağmen geçmeyen kronik öksürük son kontrolde ineboludaki doktor
" bir araştırma hastanesine getirin önemli bir durum olabilir " diye söylemesi sonucunda ebeveynleri almak üzere saat pazartesi günü 14:30 'da yola çıktım ve gece 21:00 civarı memlekete ulaştım...
çarşamba sabahı yola çıkacağımız için bende fırsatını kaçırmadan havada güneşli benim şu sorunlu kovanlarıma bir bakayım dedim. önce çekmeceli altlıkları çekip kontrol ettim geçen gelişimde buhar şeklinde oksalik vermiştim bu kerede de aynı şekilde uygulayacağım.
Niyetim her ne kadar güneş olsada hava 8-9 derece gibi arılar salkımda idi bende ilk kovanı ve son yalancı analı kovanı takviye verdiğim 9 nolu kovana bkacaktım öylede yaptım.
1 nolu kovana çıta çekmeden baktım. 5 ful çıta arılı ve balı da iyiydi.


9 nolu kovan yalancı anaya kaçmış olan 5 nolu kovanı takviye verdiğim kovandı ondan çıta çekip bakmadan yapamazdım öylede yaptım.:))

içten verdiğim koyu invert şurubu neredeyse bitirmişler üzerine biraz daha sıvı olanla takviye yapıldı..

çıtayı çektiğimde kapalı yavruları görünce tamam dedim işler yolunda,

anayıda görünce işlem tamamdır dedim,


öğleden sonra güneş yükselince hava biraz ısınır gibi oldu...duramadım diğer kovanlırıda şöyle bir açarak çıta çekmeden durumlarını kontrol ettim.
alttan telli varroa çekmeceli 5 adat kovanda dip tahtalırında pek varroa yoktu temizleyip yerlerine takıldı.
bahçede sulunan domates şeklinde olan hurmalardan biraz aldık hanım sevmesine karşı benim aram pek yoktur bu meyve ile ama yararlarını okuyunca zorakide olsa yemeğe çalışıyorum.:)))
sonra oksalik asid buharlaştırma yöntemi lile uygulama yaptım...
bundan bir hafta kadar önce arkadaşlarla MSN de konuşurken söz buharlaştırma aleti konusuna geldi arkadaşlarda olan aletler bana göre biraz hantal ve kullanışsız çünkü aparat büyük ayrıca ısıtmak için piknik tüp ve pürmüzü bayağı yer kaplıyor arkadaşlara bendeki alet daha kullanışlı dedim üstelik bir kovandan diğerine geçerken soğumasını bekleme problemi yok. Sanırım pek iyi anlatamadım aletde memlekette olduğundan uygulama yaparken vidoaya alayım arkadaşlargörüp belki dahada iyi geliştirenler çıkabilir. Düşüncesiyle kameraya aldım yoksa kimseye" tereciye tere satmak " gibi bir düşüncem yok ukalalık yapmak istemem....
aletim maliyeti bana 20 tl mal oldu. Tüp satan bayılerde bulunabilecek LPG ile çalışan küçük ocak ve hurdacıdan üzerine uyubileceğini düşündüğüm doğlaz filitresi ve spral borudan oluşmakta bunu küçük ocağın üzerine cıvata ile sabiledim ocak devamlı yandığı için hazne daima sıcak kalıyor bir çay kaşığı oksalliği (kaşık tepeleme değil ) hazneye koyup kapağı kaptıyorum ve bir dakikadan bile az bir zamanda bir kovanı bitirip diğerine geçiyorum...(videoyu izlerken saat tuttum 45 saniye sürdü.)
alet demonte vaziyette borular sökülünce çok az yer kaplıyor.. Ayrıca üzerine montae ettiğim
tansiyon aletinde bulunan pompayla dumanın daha rahat kovana girmesi sağlanıyor.