27 Tem 2009

SEPET VE ANA MEMELERİ

Hem nostalji ve hemde oğul çıkması için bir adet sepet hazırladığımı daha önce yazmıştım

sepeti nasıl arılandıracağım konusunda arkadaşlardan tarifİ gecikince bende ayın 22.sinde içine arı silkmeye karar verdim ve akşam üzeri uyguladım


bizim çit dediğimiz sepetin dışını saten alçıyla sıvayıp dişınıda sızdırmazlığı sağlaması için astar boya ile boyamıştım,

arılandıralı 4 gün oldu her akşam bir bardak petek örmesi için şerbet veriyorum bu gün yaptığım kotrolde petek örme işlemi başlamış.

teansfer ettiğimiz ana memelerindede faaliyaet devam ediyor yaptığı konrolde memeler kapanmış.



arıları fırçayla uzaklaştırınce memeler daha net görünüyorlar 13 adet meme kapanmış,








p

21 Tem 2009

MUTLU SON

Evet dostlar dün yaptığım larva transferinden sonra bu günkü kontrolümde sanırım 14 adet meme tutumuş. Demekki her şey usulune göre olursa başarılıda olunuyor.

Arıcılığa başladığımızın bu üçüncü senesinde bu aşamaya gelmemizde, bilgilerini bilerden esirgemeyerek katkı sunan tüm üstadlarımıza ve özelliklede iki Ali kardeşlerimize teşekkürlerimi bildirir Allah razı olsun diyorum ..







l

20 Tem 2009

ONBEŞ GÜNÜNÜ HABERLERİ

selamünaleyküm değerli dostlar;



onbeşgünden bu yana memleketimde olduğumdan dolayısı ile internete girme imkanımızda olmadı gerek bir köylümden ve gerekse köyümüzün din görevlisinden way-lans şifresini alarak girmeyi denedimsede kablosuz uzak olduğu için çekmediğinden ancak bu gün köy-evimiz hocamızın evine yakın olduğundan oradan girme imkanı bulabildim. İnşaallah şu 3G faliyete başlayınca bu sıkıntılarımız gidecek her kez internetini gittiği yere getirebilecek.



Bu kısa zahattan sonra tüm müslümanların idrak ettiğimiz Mirac kandilimizi kutlayarak başlıyalım.


memleketime gittiğim ayın beşinden sonraki bir hafta hariç yağmur yağışları devam ediyor zaman zaman afet derecesinde zararlarda verdiğini haberlerde dinliyor ve görüyoruz.



Tüm zarar gören kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum.


Bu gün yine buralar yağmurlu. aşağıdaki resimde görülen köyümüzün hocası Yüksel ABDİUSTA
ikindiden sonra bloğumu güncelliyeceğimi seninde bir resmini yayınlıyayım dedim. Soğolsun interneti onun kablosuz modeminden alıyorum.

Kendisinide arıcı olmaya teşvik ettim bir ara ikna olur gibi oldu.

Eniştemin oğlu Erdal ve kendisi için bu sene ikişer tane kovan getirdim eniştemin oğlu benim gözüm kesmiyor bakamam dedi. Hocamızda hiç oralı olmayınca kovanları getirip bahaçeye arılığıma koydum.




Yüksel hocamız,








Köye gideceğim gün asımın arılığına bakanla uğrayıp benim oradaki arıları köye getirmek için aldım bu arada bakanda gürolun asım için yaptığı sır alma tezgahını inceliyor,
gürolün sır alma tezgahı güzel sanada yapalım dedi ama ben memlekette değişik malzemeden yapacağımı söyledim,


memlekete gidince oğlumun izini bir hafta olduğu için sandalın ufak tefek işini yapıp gezsin diye sandal işine ağırlık verdim bir yandanda arıların balını alma çalışmasını yürüttüm,
sandalın yan bantlarını yaptık ve alt omurgasınında karaya çekeceğimiz için aşınmasını önlemek için nal denillen işlemi yaptık,





iş bittikten sora oğlum Ali bir resim çek dedi,





ve sonra özlüce köyündeki limana getirip denize attık. Oğlum ali gidene kadar kafasına göre gezdi
fakat son günü denize girmek için sahile fazla yanaşınca pervaneyide kayalara vurup kenarlarını
deforme etmiş. Dedim giderken getir yaptırıp gönder. Sağolsun yaptırıp göndererek hatasını telafi etti,


bir yandanda arılar mevcut balları yemesinler diye bal hasadı işinide yürütüyorum. Önce bal sağımında çok işime yarayacak sır alma tezgahını yaptım,

sır alma tezgahı inşaat kalıplarındada kullanılan bir yüzeyi bakalit gibi bir malzemeden oluşan su kontrasından yaptım. Hem daha estetik hemde sızdırmazlığı daha iyi oldu,



geçen sene kendim yaptığım bal süzme tezgahına bu sene dişlisinide alarak monte ettim,


yedi adet kovanım olmasına rağmen zayıf oldukları için birleştirerek dört adet katlı koloni yaptım. ve yine nektar zamanıda diğer kovanların tarlacılarınıda alma taktiğinide uygulayarak aslında 3 adet katlı kovandan (bir tanesi katlı sayılmazdı) 31 adet çıta alarak süzdüm,



Hamdolsun yiyecek balı aldık. Bu sene sezon buralarda eğer kovanınızı hazırlayabildiyseniz verimli geçti. Ben ilgilenememe karşılık bu şartlarda iyi diyorum. İnşaallah her sene daha iyi olacak ALLAH ömür verirse,










şu anda arılığımda ruşetler ve ikili kovanlar olmak üzere 16 tane kolonim var.
Ali Türk kardeşimizden aldığım beş adet ana, sandalla uğraşmak, sır alma tezgahı bal sğımı derken ancak altıncı günü kovanlara verebildim. Bu arada bir tanesi akan kekin içinde boğulmuş bir tanesinide boğulmak üzereyken kurtardığım anaları hemen birer çıta kovanlardan alarak
verdim üçgün sonra kek bölümlerini açtım sorunsuz kabul ettirdik.





fakat sorun yağma olayı, özellikle bal sağımından sonra ne zaman koloni kotrolü yapsam hemen yağma girişimleri oluyor. Bir şekilde önlüyoruz ama farketmesem herhalde bir kaç koloni söner.,

yağmaya uğrayanları musluklarını kapatıp gölge bir yere alıyorum veya çuvalla dört tarafını sarıyorum,





bu geçen sene içinde tek karniyolüm olan ikili kovanım bu sene içide Ali' den aldığım iki tane karniyol var onlarda yağmacılardan nasibini alıyorlar. Mevcudu artırmak için kapalı yavru takviyesi yapıyoruz. arılı veremiyorum çünkü bir tanesini kestiler.




bahçede duran bizim çit dediğimiz aletten aklıma sepet kovan yapmak geldi.genelde sepet kovanların etrflarını tezekle sıvadıklarını biliyorum ama ben modern olsun diye saten alçıyla yaptım :))) ve dışını astar boya ile boyadım,



içine benim kolonilerden bir tanesini koymayı düşünüyorum ama bu işlemi nasıl yapacağım konusunda terddütlerim ver. arıyı silkelesemmi yoksa başka bir yöntemimi varmı bilen arkadaşlar yorum atarlarsa sevinirim

bu gün sabah hava biraz güneşli larva transferi yapmayı düşünüyorum.. daha önce anaları vermek için aldığın çıtalardan birinde yaptığım kontrolde çıtada anayı gördüm onu kutuya vererek kovanın anasız kalmasını sağladım.
3-4 gün sonra yaptığım kotrolde bütün yapılan ana memelerini bozdum 2 gün sonra yine kontrol ettiğimde üç tane daha meme yapmışlardı aradan iki gün daha geçti bu gün yaptığım kontrolde memeye rastlamadım zaten meme yapacak larvada yoktu.Yalancıya kaçmaması için larv a transferini bu gün yaptım,
geçen sene hazırladığım elimde olan ana memelerini çıtaya sabitledim 18 adet meme ve küçük tüpte arı sütü, larvayı almak için çin kaşığı, ve larva gözlerini alçaltmak için maket bıçağı,

larvayı tranfer aşamalarını fotoğraflamak 0 atmosferde aklıma gelmedi, ancak çıtayı yerine koyduktan sonra aklıma geldi. üzerlerine kek ve şerbet vererek kapattım. İkindi namazına gelirken yağmur yağıyordu merak bu ya açıp bir bakayım dedim epey sarmışlardı ama yağmur yağdığı için detaylı bakamadım.Yarınki kontrolde ne kadarı tututuğunu bende merak ediyorum......,

23 Haz 2009

UMUDUM ARTTI

TÜM DOSTLARIN MUBAREK ÜÇ AYLARINI VE İDRAK EDECEĞİMİZ REGAİP KANDİLİMİZİ KUTLARIM




Yine 10 günlüğüne gittiğim memleketim İneboludan umutlu döndüm çünkü daha önce arılarım zayıf olduğu için üç kovanı birleştirerek 4 adet katlı kovan yapmıştım hem son durumu görmek ve hemde işimi halletmek için ineboluya gittim terminelde otobüsten indikten sonra kestane kokusu her taraftan hissediliyordu herhalde nektar akımı başlamıştır diye içimden geçirdim. Her zamanki unutkanlığım nüksetmiş fotoğraf makinamı bir yerde unutmuştum,
bende bu resimleri cep telefonu ile çektim. Tabi biraz kalitesiz oldu ama hiç yoktan iyidir.





İnebolu otobüs terminalinden kestane ağaçlarının görünümü,















ve tabi kirazlar olmuştu, hayatımda en çok kirazı bu sene yedim diyebilirim,





köyüme ulaştığımda tabi ilk iş olarak arıların son durumuna bakmak oldu,



daha önce arılar zayıf olduğu için en azından yiyecek balı alabilmek umuduyla arıları birleştirmiş ve 4 tanesine kat atmıştım,
bir buçuk ay kadar önce arılarımı bu düzende bırakmıştım,






ve arıları kontrol ettiğimde istediğim düzeyde olmadığını gördüm ve Ali Türk kardeşimizden öğrendiğim bir taktiği uyguladım,



taktik şu; bir gün önce bütün kovanlara aynı kokuyu verdim ve ertesi gün tek katlı kovanları

yerlerinden aldım ve yine aynı arılıkta fakat değişik yerlere aşağıda görüldüğü gibi dağıttım ve katlı kovanları diğer kovanların yerine hafif kaydırdım. Amacım tarlacı arıları katlı kovanlara girmelerini sağlamaktı,



kovanları kontrol ettiğimde peteklerde bal olmadığını olsa bile çok az olduğunu gördüm buda daha nektar akımının başlamadığını gösteriyordu,

kestane ağaçları daha tam açmamışlardı bizim İnebolu ve dolayısı ile karadeniz bölgemiz istanbula oranla 10-15 gün daha geride dolayısı ile istanbulda neredeyse bitecek kestane sezonu bizde daha yeni başlıyordu,








bir gün sonra kovanların yerlerini değiştirdikten sonra diğer kovanların tarlacıları da katlı kovanlara girmeye başladılar ve tabiki bende birbirlerini kırıp kırmadıklarını kontrol ettim hamdolsun sorunsuz bir şekilde birleştiler,


kontrolümde daha önce üst katlara 5 çıta koymuş ve diğer boşlukları gerek çuval ve gerekse gazete kağıdı ile doldurmuştkum onlarıda aldım iki katlı kovanımda arılar sıkışmak üzereydi temel petek koydum fakat bir şey dikkatimi çekti ardılar genelde uçuş tahtası üzerinde duruyorlar hatta bir ara salkım oluşturdular bu durum daha öncede babamın dediğine göre oluyormuş bende bakanı aradım durumu izah ettim "arıların havalandırmasının yetersiz olduğunu üst örtü bezini aralamamı söyledi "bende hemen örtü bezini iki kanarından katlayarak havalandırmasını sağladım ve katlara matkapla delikler açtım gerçi daha önc e iki tane açmıştım ama delikleri çoğalttım sorun çözüldü,




havalandırma delikleri çoğalttım, aynı zamanda arılarda üst katlara bu deliklerden giriş çıkış yapabiliyorlar,



en iyi durumda olan iki tane katlı kovanım,





tek katlıları biraz uzağa gölge bir yere koydum tarlacıları diğer kovanlara girdikleri için bir kaç gün şurupla besledim,




bu müdaheleyi yaptıktan sonra, diğer hastalığımız deniz tutkumuz dolayısı ile sandalın bakımına geçtim önce içini güzelce kimyasal maddeyle ltemizledim.,





sonra iki kat astar attım,





ve son kat boyasınıda atarak kuşaklarını bir dahaki gelişimizde yapmak üzere paketledik,







bir kaç gün sonra nektar gelmeye başladı kontrol etteğimde arıların şaşırtıcı bir şekilde çoğaldığını gördüm özellikle 6 ve 8 nolu kovanlarım coştular ikisi arısında ise 8 numara şampiyon











öyleki geleceğim zaman arı sıkışır diye içine 3 adet temel petek koyarak üçüncü katı attım,


ve istanbula döndüm,

--------------------------------------------------------------------------------------



arabamın muayene zamanı geldiğinden pazartesi günü gerekli işlemleri (temiz kağıdı, sigorta v.s) yaparak muayene istasyonunu gitmek üzere ümraniyeye döndüm ve bu gün 23 haziran itibari ile dudullu araç muayene istasyonuna gittim mevzuiat değiştiği için detaylı muayene yapıyorlardı. Daha önce yaptıranların anlattıklarına göre , herhalde baya eksislik çıkar bir kaç gün uğraşırız diye düşünüyordum Fakat korktuğum olmadı bir tek fren hortumunda problem çıktı çatlaklar var onuda hemen değiştirin gelin dediler ve öğlen işim bitti tam istasyondan çıkıyorum asım arıyor arılıktayım senin kutunun terk eden anayı buldum kafesledim diye, dedim kaça kadar arılıktasın akşama kadar deyince bekle geliyorum dedim. Yemek yemeden gel eşkiya tavuğu yapalım dedi,



arılığa geldiğimde ali türk kardeşimizden larva transferi ile olan 3 anadan ikisi kutuda biride ruşette bulunuyordu malesef kutulardakiler yağmaya uğradıklarından kutuları terk etmişler asım kardeşimiz sağolsun ağaçta bulunan arıları kutuya almış ve anayıda kesmek üzereylerken bularak kafese koyup öyle vermiş bende kutuyu akşam dönerken eve getirdim,


ve şu anda 7 tane arılıkta iki tanede evde 9 kovanım var ve ali kardeşimizden iki tane karniyolümüz kaldı.





benim köyden getirdiğim bahçe güzelmini paramparça ederek 7 kovan yaptığım ruşetler iyi yavru durumları güzel seneye İnşallah ballarını alacağız.





ve tabi meşhur eşkiya tavuğunun yapımına geçildi patent sahibi yusuf şimşak kardeşimizde bilgilendirilerek durumdan haberdar ediler davet edildi ama malesef işi olduğundan gelemedi fakat beni durumdan haberder edin tavuğuda yakmayın diyede hatırlattı.



tavuk asıldı ve altına patetes domates soğandan oluşan karışım konuldu,






ve asım tavuğu toprak zemine biraz gömdü ve üzerine tenekeyi kapatarak etrafında ateş yaktı yarım saat sonra oldu dedi ve açtık tamamdır dedi ama bana pek tamam gibi gelmedi dedim bu daha pişmesi lazım ve bir tur daha ateş yaktık ve sonuç mükemmel oydu yoksa çiğ tavuğu
yiyecektik. :)))





ve sonuç,



güzel bir yemekten sonra daha güzeli de; asımın" doktorumuz artık telefonlara cevap verebiliyor" demesi oldu,
hemen doktorumuzu aradım. Fakat ne o... sanki doktorumuzun sesi değil daha genç ve dinamik
çıkmakta tanımakta zorluk çektim. Doktorumuzun neşesi yerine gelmiş yine, gülümsemelerine duymak çok sevinçliydi
İnşallah bundan sonraki hayatında doktorumuza ailesi ile birlikte uzun sıhhatli ve hayırlı bir ömür dilerim.


ve asım kardeşimiz yediklerini hazmetmek için yengemizinde talimatı gereği ::))) salatalık, domates,ve diğer ekili sebzeleri suladıktan sonra biraz koloni kontrolleri yaptıktan sonra evlerimize döndük.