24 Nis 2011

BU NE SEVGİ AAAAHHHHH, BU NE........ !!!!!!!

Selamunaleyküm;

sevgili dostlarımız yukarıdaki başlığa bakıpta arılarla aramızın bozulduğuna sanmayın, zira tam aksine arı sevdası için neler yaptığımzı okuyacaksınız.

Zaman zaman arıcı gürol ile buuştuğumuzda, gürol arazisine çeşitli meyve ağaçları diken bir arkadaşı için bahçesindeki verimi artırmak için arı almayı düşündüğünü söyledi benim fikrimi sordu, bizde hasbel kader bir araştırma yaptık ama bu sene sezonun biraz nazlı geçtiğindenmidir nedir bilemiyorum fiyatlar çok değişken birde telefonda söz edilen arılara gidildiğinde çoğu kez öyle çıkmadığıda malumunuzdur.

Neticede Gürol ya, benim 3-4 sene önce Selimpaşada arı aldığım bir arıcı var ama teelefon numararını artık işime yaramaz diye sildim onu bulsak 7-8 çıta arıyı 100 tl kesin alırım diyor.

Gürola diyorum ki ya böyle varyete ile gitmek pek mantıklı değil birde bulamazsak boşuna gitmiş olacağız. Ya nolcak en azından sbir dolaşıp geliriz diyince 11:30'da yola koyulduk....

geçen zaman içinde oralar değiştiği için gürol bulmak için zorlansada nihayet Adıyaman'lı hacı amcayı bulduk.
birde ara biz arıcıyı ararken oraya gittiğmizi bilen bir arkadaşımız banada 10 tane alın demez mi.
hadi hayırlısı.??

gürol hacıyı bulmak için dolaşıyor,
nihayet buluyor ve arılıktayız,


hacı hiç beklemediğimiz şekilde fiyatları yükseltmiş 7 çıtalı bir kolloni dediği içinde 10 çıta olan ama beş çıta bile arılı olmayan koloniye 150 -160 tl gibi fiyat çekince gürolun yelkenleri suya indi..:)))

Biraz hacı abiyle sohbet edince şu bizim karakovan arıcılarından (Hani dışarıdan müdahele edilemez o kendi bildiğini okuyan cinsten)klasik arıcılardan olduğun anladım geçen sene 25 koloniyi söndürmüş.Hala varroa mücadelesini amitraz içeren ve yasaklanmış olan malum körükte yakılan kortanlara emdirilmiş ilaçla yapıyor ve ne arı sıkıştırmak gibi bir derdide yok.Ben diyor arıma hiç şeker vermem bal satarkende öyle diyorum yalan söyleyemem. Deedim hacı abi şeker vermezsen arıları sıkıştırmazsan işte böyle arıları söndürürsün.. Şekeri arı nektar zamanı başladığı zaman verirsen senin dediğin o zaman geçerlidir.biraz bizim ustalarımızın uyguladığı ve bizimde taktlit ettiğimiz tekniklerden kısaca anlayabileceği şekilde izah ettim.

dedi zaten bu sene artık öyle yapmıyorum bir kitap aldım ondan okuyorum ona göre yapıyorum.:)))

birde derme çatma kendisi yaptığı kovanlardanda ayrıcı para isteyince gürol dedim çok pahalıya geliyor ama gürol oralı değil beş tene alacak.

diyorki 10 tanede akadaş için alacağım15 kovan için ne istiyorsun.Hacıda diyorki zaten memlekete göç edeceğim 16 tanesini adedi 120 tl veririm bir kovan daha açıyoruz içine 7 çıta var ama arı bir çıta var yok.





hacının 10 çıta değidi kovan,



arılıktaki arıların su alması için hazırlanmış suluk,




hacı abi dedik bu bizim için çok pahalı. Cevaben canınız sağolsun bir çay için gidersiniz deyince ikramı geri cevirmedik.,




çayı içerken asım kadıoğlundan telefon geldi, daha önce gürolla konu üzerinden konuştuğu için yalova karamürselde arı var 7-8 çıtalık kaldı bitmek üzere alacaksanız arı güzel acele edin diyor.


hacıya durumu anlatıyoruz ama pek fiattan aşağı inmeyince asımı arayıp tamam bu gün gidebilirmiyiz diyoruz evet cevabını alınca yalova Karamürsele gitmek üzere yola çıkıyoruz ama boş kovan yok asıma yine telefon! bize varsa 16 tane ruşet ayarlayabilirmisin sağolsun tamam bende var diyor, ve çayımızı içip yola koyuluyoruz,


asımın arılığına vardıkki asım kardeşimiz bize 16 tane normal 10 çıtalık kovan ayırmış birde bende beş tane alacağım demezmi!... ya dedim bu arabaya nasıl sınacak bu, birde üç kişiyiz. bir denemeden sonra ancak 12 tane normal kovan alabiliceğini gördük ve tekrar kovanları bırakıp ruşetleri yükledik. ve sonuçta 4 adet asımın normal kovanları ve 16 adet ruşeti leri yükleyip ikindiden sonra yola çıktık,


ve akşam 19:15 gibi Yalova Karamürsele'deki arılığa vardık ve 21:00 civarı arıları aktarma ve arabaya yükleme işi bitti... Arılar evet maşallah, denildiği gibi güzel çıtlar tam arılı yani verilen parayı hak ediyor.



ve birer hatıra resimi çektirdikten sonra sıra hesabı ödemeye geldi ,






en çok kovanı alan gürol hesabı ödüyor,


hesap işinden sonra iki taraf memnunki yüzler gülüyor.::))))




ve 4 kovan bir ruşet asımın arılığına,



8 ruşet kağıthanedeki arıcılar semtine, 5 ruşet fatih gürolun oraya ve iki ruşette bende olmak üzere arıları yerlerine teslim ettik ve gece 24:00'ü biraz geçe eve geldik ....


bu yaşananlardan sonra yukarıdaki başlığı niye attığıma hak verirsiniz sanırım.

(belki merak eden olur 7-10 çıtalı kovanlı arılar ruşete nasıl sığdı diye kovanları ruşetlere ikiye böldük bir tarafı analı diğer tarafı anasız olmak üzere beşer çıtaya tamamladık. İstenirse birleştirilir veya kendisi ana yapar diye düşündük..)


28 Mar 2011

SON YAPILANLAR

selamunaleyküm arıcı dostlarım; bloklar aç kapa muslukları gibi bir açılıp bir kapanınca zaten uzun zamanrdan bu yana haber yapamadığım bloğumdan biraz uzak kaldık, bu aradada memlekete gidip geldik.... memlekete gitmeden takriben 20 gün kadar önce topçular semtinden geçerken aklıma bloklardan ve sadri abimizden bahsini duyduğum deha plastiğin ürettiği plastik çıta yanları aklıma geldi. İş yeri adresi olarak elimde bir firma adı ve birde işyerinin içinde olduğu Üretmen han adı vardı kısa bir soruşturmadan sonra firmayı buldum. Sağolsunlar firma sahipleri Behsat ve Bülent beyler bizi hoş karşıladılar benimde başka bir iş için oradan geçtiğimden vaktim olmadığı için fazla sohbet edemedik ama bir daha ki sefere inşallah sohbetede çay ikramınıda geri çevirmeyeceğim.:)) çeşitli ebatlarda çıta yanı üretiyorlar ben fenni kovanlara uyumlu 26 cm.llik yan ve birde 15 cm kısa çıta yanlarından aldım eğer verimli olursa arıcılar için çok kullanışlı olacağı kanatimdeyim.tabi bir deneyip görmek lazım. bacanağım memlekette ev yaptırıyor nerdeyse bitti gibi evin temizliğini yapmlak için beraber melekete gittik bende bu arada köydeki bahçede evlere yakın olan arılarımı 150 m uzaktaki tarlaya taşımak ve de arıların durumuna bakmak fırsatını buldum. 6 tane kalan arılarım 3 tanesi iyi durumda 3 tanesi ise bayağı zayıf ve balıda tükenmek üzere idi. Yabani hayvanlardan korumak için (özellikle ayılardan) bahçenin içine gerektiğinde büyütülebilecek şekilde şimdilik 20 koloni alacak biçimde muhafazalı bir yer yaptım ve kuvvetli olan 3 tane arımı oraya naklettim 3 tane zayıf olan ise yine evin bahçesinde duruyor. ------- De-Ha plastiğin sahipleri behsat ve bülent beyler ileriye dönük arıcıların hizmetine sunacakları bazı projelerden kısaca bahsettiler inşallah yeni ürünlerini bekliiyoruz.. ------------------------- 75 adet 26 cm uzunluğunda çıta yanı ,
25 adette 15 cm yarım çıtalardan aldım..
çıta yanları bakalım kullanışlı olacak mı,







Memlekete gittiğimizde ayın 19 si idi ve hava soğuktu arılar s alkımda idi ancak 24 ve 25 inde havalar biraz isindı ve arılara detaylı bakma fırsatı bulabildim.

getirdiğim şekerden invert şurup yapıp hazırladım ve soğuk falan dinlemeden üzerlerini açıp çıta çekmeden şuruplama yaptım,


ve soğuk olduğu günler arıları getiriceğim bahçeye muhafazalı yer yaptım.

önce direkleri diktik,
sğolsun babam yine en büyük yardımcımdı, ah birde kovan açıp bakım yapmasada şuruplarını verebilse ne gezer bu zamandan sonrada zor yapar artık,
sıra telleri germeyi geldi,
dikenli tellerden sonra örgü tellerinide çektim,
tabana ve üst kısma gelen yerlere de jiletli tel döşemeyi planlıyordum ama ineboluda jiletli tel bulamadım ve şimdilik garanti olsun diye tabanada beş sıra dikanli tel çektim bir dahaki gelişimde istanbuldan jiletli tel getirip üstlerine döşeyeceğim eğer oda çözüm olmaz sa elektrikli tel den başka çözüm görünmüyor gibi...
sehpaları da yaptım ve bir gün önceden bütün kovanlara aynı koku ihtiva eden pamuk koydum ertesi günü 3 adet güçlü koloniyi (5 çıta civarı) öyöleye doğru getirip yeni yaptığım arılığa koydum.

bunların tarlacı arıları bahcede bıraktığım zayıf arıların kovanlarına kokuları aynı olduğu için sorunsuzca girdiler. ve biraz olsun mevcudu arttı.


güçlü kolonilerden birer çıta takviye vermeyi düşündüm ama bir gün sonra yola çıkacağım içgin riske girmek istemedim.

geleceğim gün ancak sabah namazından sonra fırsat bulduğum 100 adet civarı kabarmış peteklerime petek güvesinden korumak amacı ile formik asitli bezleri naylon torbaya koyup bir kaç yerden delerek kovanların içine yerleştirdim.
bahçedeki 3 adet zayıf kolllonilerim,
ve üç edet güçlü kolonilerim yeni yerlerinde üzerlerinede ğaç koyup sağlama aldım,



dönüşte . yeni yetişecek analardan almak ve aynı zamanda dünürşüme söz verdiğim arı kolonileri için gebzeye uğradım ama ne yazıkki bakanla görüşemedim ben arılığa gitmeden biraz önce ayrılmış bizde müşteşarı ile biraz sohbet ederek evimize geldik...



5 Şub 2011

KAR ÖZLEMİ ÇEKENLERE İTHAF OLUNUR

Ebeveylerimi tedavi ve kontrollerin aşamasıdan sonra nekahat döneminde;
babam, karların haşırtısını, sobanın hışırtısını vede memleketin havasını özlemiş olacakki ," bizi memlekete götür bırak " ısrarlarına daha fazla dayanamadım ve geçen cumartesi günü memlekete giderek onları muradına erdirdim. İki gün evde bazı tadilatlarla uğraştıktan sonra salı günü saat 09:00'da istanbula yola çıktım. Hiç arılarımı bakamamıştım saat 08 civarında karda atıştırmasına rağmen sıranın başı ve sonundaki kolonilere üst örtüyü tam açmadan aralayarak kontrol ettim. ve geçen gelişimde değişik bir uygulama yapıp sonradan dönüş yolun pişman olduğum en sondaki koloniyi kontrol ettim malesef sönmüştü.birbuçuk ay kadar önce duman şeklinde oksalik yaptığım Alt çekmeceli olan beş adet koloninin çekmecelerini çekerek kontrol ettim.ve bu senenin son buhar şeklinde oksalik asit uygulamasını yapıp yola koyuldum.....




köyde sabah atıştırmaya başlayan kar,



bir saat sonra yerlerde belirgin bir şekilde yerlerde tuttu.






alt sekmeceleri çektiğimde iki tanesinde biraz varroa döküldü diğerlerinde o kadar çok yoktu..,





oksalik aletinin kulllanılıp atılan tüpü bıraktığımda içinde vardı ancak herlehde kaçak vardıki içinde gaz kalmamıştı. Mecburen aleti piknik tüpüne pürmüzü takarak ısıtma işlemini yaptım.


en sondaki kolonim zayıf olan, takviye yaptığım ve yalancıya kaçmış koloniyi birleştirdiğim kovandı ancak bile bile yaptığım bir hata bu koloninin sönmesine neden oldu...
kovan dip tahtasında bolca ölü arı bulunmakta.


hareket belirtisi göremeyince üst örtüyü komple açtım,

iki çıta arasında bir avuç kadar arı başlarını petek gözlerine sokmuşlar öylece ölmüşlerdi,
diğer çıtada anada onlarla beraber ölmüştü. Yağma veya açlık ölümü diyeceğim ama göz balları mevcuttu yağmada olsa bal vardı geriye tek seçenek kalıyor benim hatam......






ve kontrol ve ilaçlama işlemini bitirip saat 09:00 gibi yola çıktım. yüskekere çıktıkça kar yoğunlaştı ve yolda kar kaplıydı,
bazı arkadaşlar istanbulda kar görmedik bu sene özledik diyorlardı bende onlar için bu resimleri yayınlıyorum








arabam yukuş çıktıkça Çuha doruğuna yaklaşınca patinaj çekip zorlanınca zincirleri takmak zorunda kaldım...

inebolu'dan çıkınca ilk zirve Çuha doruğu..rakım : 995 m





Ersizler dereye inerken kaya dag sisve kar altında başka bir güzeldi,


iniş bitip ikinci zirveye çıkarkan küre ilçemiz görülmekte,




küre dağılarının olduğu mıntıkanın yol güzergahındaki zirvesi,



yol üzerinde meşhur ecevit çorbasını içebileceğiniz yeni yapılan han...,

4-5 km ilerleyince,

kar kalınlığı kar kalınlığı 30-40 cm buldu,


masruf geçidi rakım 1250 m. sahile inmeden önce kışın en yoğun geçtiği yerlerdir..,





ve üçünce zirve oyrak geçidi rakım 1210m. buradan sonra yol kenarlarında kar varsada yolda yoktu.,



zincirlerimi çıkardık...,




ve bolu dağı geçidi,

ve Allaha şükür hayırlısı ile evimize geldik....