1 Eyl 2010

ÇOOOK OLMUŞ

selamünaleyküm arı ve arıcı dostlarımız;
son yaptığım haberin tarihine baktığımda bu güne kadar tam 3.5 ay olmuş bu zaman zarfında neler yaptın derseniz kısaca özetliyeyim,

istanbul ümraniyede oturduğum bir çoğnuzun malumudur. Fakat evli oğlum ve kızım karşıda Avrupa yakasında, fatih ve bayrampaşa'da olmaları ve akrabalarımızında hemen hemen hepsinin avrupa yakasında olması dolayısı ile haftada birkaç kez karşıya geçmemizi icap ettiriyor bu durumda hem trafik keşmemkeşi ve stresi ve mali açıdanda bütçemize bayağı bir yük getirdiği için bizim fatih balattaki baba evini tamir ettirdik 3-4 ay süren tamir aşamasından sonra temmuz ayı ortasında balattaki baba evine taşındım ve bir kaç gün sonrada memleketimize gittik.


orada arılarımıza bakma ve sağım ardından fındık toplama ve birazde dinlenme faslından sonra bir hafta önce istanbula döndüm. kendimiz ancak adapte olabildikki bilgisayarın başına anca geçebildim .:))


memleketime giderken gebzeye uğrayıp ali kardeşimizden 5 adet ana aldım gece saat iki eeeee kolaymı bakan olmak 24 saat hizmet ...


bu resmide affına sığınarak sitesinden aldım..


AVRUPALI OLDUK....


yeni evimiz tipik balat evlerinden olup benim için en cazip tarafı gençliğimin geçtiği yer olması ve çoçuklarıma yakın olmasıdır birde balkonundan haliçe hakim manzarası var ama o ikinci planda


bu tarafflara yolu düşen doslarım olursa balkonda çay içmeye beklerim.



VE MEMLEKETTEYİZ...


Memlekete ulaştığımda arılarımın konumu bu şekilde idi.


7 adet katlı kovanımdan altı tanesinde ana arı ızgarası vardı.

ilk defa bu sene kullandığım ana arı ızgaraları altı kovanımda takılı idi bir tanesinde ise yoktu.
benim gözlemlediğim ana arı ızgarası olan kovanlarım genelde beş çıta ballı idi diğer iki tanesinde bir tanesi altı çıta birinde ise 7 çıta bal vardı.
balsız çıtaları aldım ve ballıları iseertesi günü alarak sağımı gerçekleştirdik.
bu sene hedeflediğim bal rekoltesinin altında kaldım durum ortanın biraz altında diyebilirim.
ama yağışların çok olması ve benim arılarla ilglilenememem düşünülürse yinede iyi diyabilirim.
Allah bereket versin.


ana arı ızgarası olmayan 9 nolu kovanım 10 çıta ful ballıydı,




acaba ana arı ızgarası kullanmadığım içinmi ?..


oysa ana arı ızgarasının bal verimini artırdığını biliyordum..


bu dört numaralı kovanımdan ben istanbulda iken oğul çıkmış bir tanede ben köyde iken çıktı.
yinede kovan önünde böyle sakal yapıyorlar hava sıcaklığındanmı yoksa yine oğul hazırlığımı.bu kovanım alttan telli değildi.


ben istanbulda iken babam oğu lçıktı birisine kutuya aldırdım dedi ne yapayım.?



hazır petek yok teli takılmış çıtaya temel peteği telin bir tanesi arkada diğer iki tanesi diğer tarafında olmak üzere tak üç tane kovana koy içine silkele dedim oda sağolsun üç tene değilde altı tane koymuş petekler kaymış arılarda dalak yapmış e balı ve yumurtayı atmış
bende ballı olanları aldım ve yavrulu olanları çıtaya bağlayarak kovana koydum.

bu arada birde larva transferi yaptım ve anasız iki ruşete verdim,

ruşetlerden bir tanesi larvaları kabul ekmedi diğeri ise kabul etti.

kabul etmeyen ruşeti kontrol ettiğimde larvalar olduğunu gördüm.




larve besleteceğimiz kovan larva ve yumurta olmamalı..

patenti bizim yusuf kardeşimize ait olan eşkiya kebabı veya namı diğer teneke kebabında ustalaştık..



eşkiya kebabı veya taneke kebabı yapılışı hem güzel hemde pratik .







sonuç mükemmel


bazende iki tavuğu karşılıklı asarak ta yaptığımız oldu,











vakit buldukça dere tepe gezdik, ve denize girdik




benim torun kerem onuda kazan kebabı yapalım dedik ama o kadar şekerki çiğde yenir be..


bir ara sandalada merak saldı,

bostandan domates, biber,salatalık topladık,







ve istanbul dönüşü bizim fatihlli arıcılar nuh ve gürol ile buluşma ve sezon nasıl geçtiği üzerine sohbet ettik.

17 May 2010

BİR AY SONRA

selamlar; arı ve arıcı dosları

yaklaşık bir aya aşkın bir zamandır işlerimin yoğunluğu dolayısı sanal arıcılık ortamından uzak kaldım. Ve bende hem arılarımla ilgilenmek hemde biraz olsun yorgunluğumu gidermek için memleketime gittim.

ve gidirken potensiyel arıcı olabilelcek torunumla bir resim çektim. Zira babasından hayır yok.:)))








ayın 8 ulaştığım memleketimde kat attığım kovanların bazılarında alttan ballığa çıta çekmediğim için arı kuluçkalıkta sıkıştığı halde kata çıkmamıştı,
bende alttan üç çıta çektim ve ilk kez bu sene ana arı ızgarası koymaya karar verdiğim için ana arı ızgaralarının atraflarına çıta döndüm,






ve çakılmamış olan çıtaları çaktım ve mumlarını taktım takribi 75 çıta hazırladım,
aynı zamanda Ali Şekerli abimizin hediyesi sepette bu yaz arılandtırılmayı bekliyor kısmetse bal sezonundan sonra yeni sahipleri taşınacaklar,


elimde olan altı adet ana arı ızgarasına çıta döndüm





ön taraflarını ballığa arıların kolay girebilmesi için keserek uçuş deliği açtım,







4 adet kovanım kat atacak seviyeye pek gelmemişti bizim buralarda bir kez kestane sağımı yapıldığı için şu andan sonra atılacak yavarular kestane zamanına tarlacı olamayacağı için bende bu dört kovanı birleştirerek iki tane güçlü koloni yapmaya karar verdim.
bir gün önceden analarını üçer çıtayla ruşetlere alarak kuluçkalıklarını birleştireceğim kovanların üzerinie koyup içerlerine kokulu pamuk koydum,





bir gün sonra aralarına gazete kağıdı koyup kovanları üstlerine koydum,




bir gün sonra öğleye doğru baktığımda birleştirme işlemi, gazete kağıtları arılar tarafından kemirilerek sorunsuz şekilde gerçekleşti.









2-3 nolu kovanla 9-10 nolu kovnalar birleştirildi. ve 7 adet katllı kovanım oldu bir adette tek katlı kovanım mevcut.













tel altlıklı kovanların kullanışllıığı görülüyor,
arıcı arkadaşlarıma tavsiye ederim,




eğer kovanlar tel altlıklı lolmasa idi arılar bunca pisliği kendileri halletmek zorunda kalaclaklardı.










benim altlıklarım öne aç ılıyor sebibi bahçemde yerimiz darlığından kovanlarımın arkas ında yer yok böyle olması bir yerde iyi oluyor çektiğim zaman uçuş tahtası büyüyor buda nektar akımında arıların işini kolaylaştıracak.






yalnız bir olumsuzluk oldu 4 numaralı kolonimin arıları uçuş tahtasının önünde birikimmler oluyordu ve arılar pek canlı hareket etmiyordu dedim herhalde anayı bir şekilde çıta kontrolu yaparken veya katları atarken sıkıştırıp öldürdük. baktığımda günlük yumurta ve larvalar gördüm ama anayı bulamadım. yalnız bu kovanda olan bu durum yinede ben anasız olduğu düşüncesindeyim.
döneceğim için ilgilenemedim larva ve yumurta olduğu için bir aksilik olmazsa ana yapar inşallah.




dönüş yoluna çıktığım zaman sahile yakın bizim oralarda tek tük olan ve orman gülü olduğunu söyledikleri bu bitki deniz seviyesinde yukarılara çıktık ça oldukça boldu bende resimlerini çektim
çünkü daha önce bakıp geçtiğim bu bitkinin orman gülü (komar) olduğunu yeni öğrendim. Belkide yalınıyor olabilirim bitkiyi tanıyan arkadaşlardan yorum yazarlarsa doğrulamış oluruz.